Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çevrim dışı nedir, çevrim dışı ne demek, çevrim dışıin anlamı, ingilizcesi (çevrim dışı nnd)

çevrim dışı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çevrim dışı

  1. Bilgisayar sisteminde sunucuya bağlı ve çalışır durumda olmama.
  2. Herhangi bir çevrimde iktisadi değişkenlerin çevrimden bağımsız olarak hareket etmesi.
  3. (en) Acylical

çevrim (nedir ne demek)

  1. Devir.
  2. Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol, devre.
  3. Elektrik enerjisinin bir başka enerjiye dönüştürülmesi.
  4. Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın reel büyüme eğilimi uzun dönem büyüme hızı-ortalama büyüme hızı etrafında birbirini izleyen daralma, dip, yükselme, patlama gibi aşamalardan geçtiği ve her aşamanın bir sonraki aşamayı oluşturacak dinamikleri içerdiği ve etkilediği süreç.
  5. Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi.
  6. 1. Bir dizgede oluşan ya da bir dizgenin oluşturduğu bir dizi değişikliğin her biri. (Herçevrim sonunda bu değişiklik başlangıç noktasına döner. Örneğin bir dalgalı akımda, en büyük pozitif akımdan en büyük negatif akıma ya da bunun tersine gidiş birçevrimdir. Bir dalgalı akımın yinelenimi, saniyedekiçevrim sayısına eşittir)
  7. (Özellikle) (Özellikle) Bir elektromıknatıs dalganın tam bir salınımı; bu durumda,çevrim, radyo yineleniminin temel birimidir (kilosikl =1.000 sikl, gigasikl =1.000 megasikl. Yinelenimler genellikle saniyedeçevrim (c/s) ya da hertz olarak belirtilir).
  8. 1- Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol. 2- İş elde etmek için motora yeni karışımın alınmasıyla başlayıp, yandıktan sonra dışarı atılmasına kadar olan işlemlerin,tümü.
  9. (en) Cycle
  10. (en) Conversion.
  11. (en) Circuit. cycle devir. circuit devre.
  12. (en) Circuit.
  13. (en) Cycle, business cycle
  14. (en) Circuit
  15. (al) Schwingungszug
  16. (al) Kreis
  17. (al) Kreis, Schaltung
  18. (fr) Cycle
  19. (fr) Circuit , Schaltung

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. 1. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  10. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  11. (en) Exterior (shot)
  12. (en) Outer. outside. exterior. external. outward. out. foreign. extrinsic. offshore. salient. superficial. outside. without. ecto-. exo-.
  13. (en) Exterior. external. foreign. out. outer. outside. outward.
  14. (en) External.
  15. (al) Aussenaufnähme
  16. (fr) Extérieur, plein air

bilgisayar (nedir ne demek)

  1. Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.
  2. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici,
  3. Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt.
  4. (en) Computer, data processing system
  5. (en) Computer
  6. (al) Computer, Rechenanlage
  7. (al) Rechenmaschine
  8. (fr) Calculatrice, ordinateur
  9. (fr) Ordinateur, calculateur

bağlı (nedir ne demek)

  1. Bir baÄŸ ile tutturulmuÅŸ olan
    Örnek: Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı. Halikarnas Balıkçısı
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    Örnek: Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı. B. Necatigil
  3. Sınırlanmış, sınırlı.
  4. Kapatılmış olan, kapalı.
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.
  6. Sadık
    Örnek: Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasa
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun.
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).
  9. Mülzem.
  10. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu.
  11. (en) Bound. tied. conditional. bonded. connected. dependent. dependant. attached. hooked. faithful. adherent. adhesive. adjective. affiliated. amenable. appurtenant. banded. cohesive. conjoint. consequent. corded. devoted. germane. incidental. laced. obse.
  12. (en) Attendant. bound. connected. dependent. devoted. faithful. inseparable. loyal. relative. reliant. subject. tied. dependent. contingent. related. connected. impotent. spellbound.
  13. (en) Ancillary. appurtenant. bound. tied. dependent on. related to. connected with. devoted. committed. adherent. affiliated. appertaining. attached. bound up in. cohesive. consequent. faithful. fixed. geared. inseparable. related. relative. subordinate. subsi.
  14. (en) Coupled
  15. (al) Gekuppelt
  16. (fr) Accouplé

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük