|
çevresel sinir sistemi pns
-
(Yun.
-
Peripheral nervous system
-
Peripheren Nervensystem
-
Système nerveux périphérique
-
Çevre ile ilgili.
-
Environmental. peripheral.
-
Environmental. peripheral. circumferential.
-
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet
Örnek:
Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu. R. N. Güntekin
-
Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik.
-
Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
-
Hoşa gitmeyen, can sıkan.
-
Kas kirişi ve zarı.
-
Birçoksinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı.
-
Arse. bugger. nerve. sinew. string. fibre. anger. irritation. emotional balance. equanimity. crabby. irritating. irksome. annoying. fiber. rib. vein. nervous. habit.
-
Nerve
-
Nerf
-
Dizge.
-
Düzen.
-
Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni
Örnek:
Servet, nasıl kazanılmış olursa olsun, onun kontrolüne girecek rejim ve sistem memleketi mahvedecektir. H. E. Adıvar
-
Yol, yöntem.
-
Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat.
-
Model, tip
Örnek:
... son sistem, pırıl pırıl bir rotatif almışlar. Y. Z. Ortaç
-
Bk. dizge
-
System. the system. regulation. regime. framework. graticule. grid. gridiron.
-
Method. system. tract.
-
System. fabric. system now obtaining. regime.
-
Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem.
-
Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, sistem.
-
Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü.
-
System sistem.
-
System.
-
System
-
System
-
Système
-
Bk. çevresel sinir sistemi
-
Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık
Örnek:
Cinden, periden, umacıdan çok korkardım. H. E. Adıvar
-
Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.
-
Bk. gölge
-
Yunanca bir yapının çevresindeki yapıyı göstermek üzere kullanılan ön ek.
-
Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, düşsel dişi varlık.
-
Çok güzel, çok alımlı (kadın).
-
Fairy. faery. faerie. fairy. elf. genie. faerie. faery. fay. peri. pixie. pixy. spirit. sprite.
-
Elf. fairy. nymph. spirit. sprite. beautiful djinn.
-
A prefix used to signify around, by, near, over, beyond, or to give an intensive sense; as, perimeter, the measure around; perigee, point near the earth; periergy, work beyond what is needed; perispherical, quite spherical.
-
An imaginary being, male or female, like an elf or fairy, represented as a descendant of fallen angels, excluded from paradise till penance is accomplished. a supernatural being descended from fallen angels and excluded from paradise until penance is done a beautiful and graceful girl.
-
Fairy. elf. spirit.
-
Public Environmental Reporting Initiative US voluntary corporate initiative for reporting to the public on environmental matters Similar to EMAS's requirement. a beautiful and graceful girl. a supernatural being descended from fallen angels and excluded from paradise until penance is done.
-
Peri .
-
Etrafında, ötesinde, ilerisinde.
-
Peri
-
Prep. for each; by means of, via; through
-
Vasıtasıyle, eliyle
-
Tarafından
-
İçinden
-
Tamamen
-
Dışarı
-
Çok.
-
Eliyle, aracılığı ile, vasıtasıyla, başına, göre, nazaran, gereğince
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|