Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çevresel etki değerlendirmesi raporu nedir, çevresel etki değerlendirmesi raporu ne demek, çevresel etki değerlendirmesi raporunun anlamı, ingilizcesi (çevresel etki değerlendirmesi raporu nnd)

çevresel etki değerlendirmesi raporu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çevresel etki değerlendirmesi raporu

  1. Çevresel etki değerlendirmesinde uygulanacaklar listesinde yer alan etkinlikler için hazırlanacak rapor.
  2. (en) Environmental impact assessment report

çevresel (nedir ne demek)

  1. Çevre ile ilgili.
  2. (en) Environmental. peripheral.
  3. (en) Environmental. peripheral. circumferential.

etki (nedir ne demek)

  1. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
    Örnek: Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor. H. Taner
  2. Bir etken veya bir sebebin sonucu.
  3. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim
    Örnek: Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu. T. Buğra
  4. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden.
  5. -> Nedenin bağlılaşık kavramı. 1- Nedensellik bağlantısı içinde: a. Bir nedenin sonucu olarak düşünülen olay. b. Bir nedenin doğurduğu gerçek olay. 2- Bir şeyin verdiği izlenim. (Ör.etki yapmak, iyi biretki yapmak.)
  6. (en) Effect. influence. action. efficacy. efficiency. effectiveness. forcefulness. reflection. reflexion. bearing. clout. drag. drift. force. hold. impact. impress. impression. imprint. incidence. interest. jolt. leaven. penetration. point. potency. pull.
  7. (en) Action. effect. force. impression. influence. mark. power. pull. punch. ring. sound. stress. impact. clout.
  8. (en) Effect. impression. influence. result. action. efficacy. impact. importance. imprint. operation. potency. power. prestige. sequence. sway. sympathy. virtue. weight.
  9. (en) Effect
  10. (al) Effekt, Wirkung
  11. (fr) Effet
  12. (la) Effectus

değerlendirme (nedir ne demek)

  1. İletişim organlarında izlenme oranı.
  2. Değerlendirmek işi, kıymetlendirme
  3. Doğanın herhangi bir parçasını şu ya da bu işe yararlı kılmak amacıyla, insanın onun üzerinde yaptığı olumlu değişiklikler.
  4. 1. Bir filmin çeşitli yönlerden taşıdığı özellikleri ayırt edip, çözümleyip film konusunda bir yargıya varma
  5. Özellikle, yetkili bir kurulca bu yolda varılmış ve gerekçeleriyle açıklanmış yargı.
  6. (en) Film appreciation, appraisal
  7. (en) Assessment. valuation. appreciation. estimation. evaluation. estimate. appraisal. appraisement. rating. reclamation. valorization.
  8. (en) Evaluation. putting sth to use. turning to account. valuing.
  9. (en) İmprovement
  10. (al) Auszeichnung, Filmbewertung, "Appraisal"
  11. (fr) Appreciation (cinématographique), "appraisal"
  12. (fr) Mise en valeur

rapor (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme ve araştırma sonucunu, düşünceleri veya gözlemleri bildiren yazı
    Örnek: Yanımdaki küçük masanın üstünde çabucak raporunu yazdı. Ö. Seyfettin
  2. Hastalığın teşhisi, hastanın dinlenme durumu vb.ni gösteren, doktor veya doktorlar kurulu tarafından verilen yazı.
  3. (en) Report. statement. sick report. sick certificate. paper. write-up. record. return. run-down.
  4. (en) Account. dispatch. recital. report. doctor's report.
  5. (en) Report. run-down. cahier. dispatch. message. statement. word processing.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. (en) Location
  11. (en) Terraneous. earth. premises. footing. whereabouts. glebe. ground. locale. locality. location. locus. mother earth. place. position. post. quarter. room. seat. site. situation. situs. slot. space. spot. stand. standing. station. stead. terrain. ubiety.
  12. (en) Ground. earth. landmark. locality. location. place. point. position. room. seat. site. situation. space. spot. stand. station. stead.
  13. (en) Location. floor space. ground. land. lieu. locale. locality. locus. place. room. seat. slot. spot. spot of land. station. stead. terrain. way. world.
  14. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  15. (fr) Heu
  16. Önce, evvel (Eski Kullanım)

alan (nedir ne demek)

  1. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
  2. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
  3. Yüz ölçümü.
  4. Bir çalışma çevresi
    Örnek: Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır. N. Ataç
  5. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
  6. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
  7. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.
  8. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
  9. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik.
  10. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü.
  11. 1. Açık, düz yer, meydan. 2. Ova, kır, çayır. 3. Ufuk. 4. Ülke alan, fetheden, fatih.
  12. (en) Field
  13. (en) Recipient. susceptive. space. area. range. field. arena. region. sphere. ambit. compass. domain. extent. maidan. pitch. reach. realm. scope. theater. theatre. tract.
  14. (en) Area. circus. compass. course. domain. extent. field. ground. land. pitch. place. range. realm. receiver. scope. space. sphere. square. tract. space. pitch saha. airfield. clearing kayran.
  15. (en) A wolfhound.
  16. (en) Area. field. space. open space. compass. court. domain. extent. open. plaza. range. reach. scope. sphere. spread. public square. sweep. tract.
  17. (al) Halbbild, Teilbild
  18. (al) Feld
  19. (fr) Demi-Image, trame
  20. (fr) Champ

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük