Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çevren ışık birimi nedir, çevren ışık birimi ne demek (çevren ışık birimi nnd)

çevren ışık birimi nedir, çevren ışık birimi ne demek?

çevren ışık birimi

  1. Çevren gergisini aydınlatmak ya da sahneyi derin göstermek için kullanılan çevren ışıklamasındaki birimler. Bu birimler : 1 - taban dizi ışıklaması. 2 - Kenar dizi ışıklaması olarak iki bölümde ele alınır. Taban dizi ışıklaması çevren ışık çukuruna, kenar dizi ışıklaması gerginin üst kenarındaki rayların bulunduğu yere konulur.
  2. (en) Cyclorama lantern.
  3. (fr) Lanterne d'horizon

çevren (nedir ne demek)

  1. Ufuk, göz erimi.
  2. Deniz kıyısında ya da geniş bir düzlükte, gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü ve bulunulan yere uzaklığı yükseldikçe artan çember yayı biçiminde çizgi.
  3. (en) Horizon.
  4. (fr) Horizon

ışık (nedir ne demek)

  1. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  3. Elektrik.
  4. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  5. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. Aydınlık, ziya.
  11. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
  12. Mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  13. (en) Lights!.
  14. (en) Light.
  15. (en) Gleam.
  16. (en) Lamp.
  17. (en) Luminary.
  18. (en) Photo-.
  19. (en) Beam.
  20. (en) Light (luminous energy.
  21. (en) Any source of light.
  22. (en) Bathe.
  23. (en) Doppler effect.
  24. (al) Licht
  25. (fr) Lumière
  26. (fr) Lumière!

birim (nedir ne demek)

  1. Bir kümenin her elemanı.
  2. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
  3. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
  4. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.
  5. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.
  6. Bir doğabilimsel niceliğin ölçümü için o nicelik cinsinden seçilen ve 1 değerinde sayılan büyüklük.
  7. Bir ölçme ölçünü olarak benimsenen nicelik ya da boy.
  8. Bir tanem, sevdiğim, biriciğim.
  9. (en) Unit, measuring unit.
  10. (en) Unit.
  11. (en) Monad.
  12. (en) Denomination.
  13. (en) Volume.
  14. (en) Module.
  15. (en) Point.
  16. (al) Einheit, Niasseinheit
  17. (al) Einheit
  18. (fr) Unité (de mesure)
  19. (fr) Unité

aydınlatmak (nedir ne demek)

  1. Karanlığı giderip görünür duruma getirmek
    Örnek: Işık yüzüne tam tepeden düşüyor ve onu iyice aydınlatıyordu. T. Buğra
  2. Bir sorun üzerine bilgi vermek.
  3. (en) Let daylight into smth.
  4. (en) İlluminate.
  5. (en) Clarify.
  6. (en) To clarify.
  7. (en) To enlighten.
  8. (en) Bring round light.
  9. (en) To illumine.
  10. (en) To illuminate.
  11. (en) Light up.
  12. (en) Brighten.
  13. (en) Set light to.
  14. (en) Lighten.
  15. (en) Dissolve.
  16. (en) Clear.
  17. (en) Clear up.
  18. (en) Solve.
  19. (en) Charge.
  20. (en) Civilize.
  21. (en) Clue.
  22. (en) Elicit.
  23. (en) Elucidate.
  24. (en) Enlighten.
  25. (en) Enucleate.
  26. (en) Flash.
  27. (en) Flash on.
  28. (en) İllume.
  29. (en) İllumine.
  30. (en) İrradiate.
  31. (en) Light.
  32. (en) Post.
  33. (en) Rake up.

derin (nedir ne demek)

  1. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan
    Örnek: Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor. Ö. Seyfettin
  2. Yüzeyden içeri inen.
  3. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan.
  4. Yoğun
    Örnek: Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı. M. Ş. Esendal
  5. Uzun süren
    Örnek: Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi. P. Safa
  6. Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan
    Örnek: Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır. F. R. Atay
  7. İçten gelen.
  8. Uyanılması güç, ağır (uyku).
  9. Çok gelişmiş, çok ilerlemiş.
  10. Yoğun.
  11. (en) Exquisite.
  12. (en) Extensive.
  13. (en) Bottom.
  14. (en) Depth.
  15. (en) Deep.
  16. (en) Profound.
  17. (en) Abstruse.
  18. (en) Fathomless.
  19. (en) Recondite.
  20. (en) Religious.
  21. (en) Sound.
  22. (en) Thorough.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.027