|
çevrecilik kuramı
-
Halk Kültürünün oluşum, evrim, değişim, yayılım ve başkalaşımında en büyük etkenin çevre olduğunu ileri süren kuram. bk. çevre, halkbilim ürünü, halkbilim olayı.
-
Environmental determinism
-
Environmentalisme
-
Çevrecinin yaptığı iş.
-
Davranışların gelişiminde, kalıtım yerine çevre etmenlerine öncelik ve ağırlık veren görüş.
-
Environmentalism, advocacy for the preservation of natural environments
-
Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi.
-
Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü
Örnek:
İnsanlar da görünen dünyanın bir parçası olarak bu kurama girerler. H. Taner
-
Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori
-
1- Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. 2- Gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama.
-
Theory. theorem. hypothesis.
-
Speculation. theory. theory teori. nazariye.
-
Theory. hypothesis.
-
Theory
-
Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insan topluluğu.
-
Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
-
Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
-
Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü
Örnek:
Bütün köy halkı orada idi. Ö. Seyfettin
-
Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu
Örnek:
Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir. O. V. Kanık
-
Aydınların dışında kalan topluluk.
-
Yaratma.
-
Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (Halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. Daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: Anadoluhalkı gibi).
-
Folk. public. popular. communal. vulgar. the people. people. public. the crowd. the community. the vulgar. demos. folk. the million. populace. grass roots. demo-.
-
Community. country. folk. folks. people. populace. population. public. nation. the common people. crowd.
-
A nook; a corner.
-
People. nation. populace. the common people. public body. commonwealth. community. crowd. rank and file. folk. the millions. populace populacy. public. resident community. resident population. society.
-
People
-
Peuple
-
Oluşma işi, teşekkül, teşkil.
-
Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
-
1- Belli bir varlık kazanma, oluşma süreci. 2- Herhangi bir varlığın zamanla belli bir biçime ve yapı özelliğine kavuşması. 3- Kişinin belli bir eğitim sürecinde kazandığı niteliklerin tümüne verilen ad.
-
Formation. creation. genesis. nascency.
-
Constitution. formation. process.
-
Formation. constitution. make up.
-
Formation
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|