Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çember görüntülük işlemi nedir, çember görüntülük işlemi ne demek, çember görüntülük işleminin anlamı, ingilizcesi (çember görüntülük işlemi nnd)

çember görüntülük işlemi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çember görüntülük işlemi

  1. Geniş görüntülük işlemlerinin, görüntülüğün 360 derecelik tam bir çember biçiminde olduğu en aşırı çeşidi; Circarama, Kinopanorama bunun başlıca örneklerindendir.
  2. (en) Full circle process, cylindrical screen, 360° projection
  3. (al) Zylindrisch Schirm
  4. (fr) écran circulaire

çember (nedir ne demek)

  1. Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri.
  2. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi.
  3. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak.
  4. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
  5. Yazma, yemeni, baş örtüsü
    Örnek: Çemberimde gül oya / Gülmedim doya doya. Halk türküsü
  6. Aşılması, çözümü güç durum.
  7. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka.
  8. Durgan bir noktaya eşit uzaklıkta bulunan düzlemdeş noktaların oluşturduğu uzambiçim.
  9. Bk. dolam
  10. Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka.
  11. Tekerlek lastiğinin içine oturduğu oluk biçiminde metal bölüm.
  12. (en) Circle. circumference. hoop. ring. bail. circuit. girth. round.
  13. (en) Circle. circumference. hoop. wooden ring. metal strip. large printed kerchief. basket ring.
  14. (en) Circle. band. hoop. orbit. ring. rim. strap. encirclement. bandage. ball. loop. girdle. iron. fillet. drum. perimeter. periphery. circular. peripheral. runner. wreath. hasp. ferrule. annulus. clip. ribbon. brasting. toroid. torodial.
  15. (en) Circle
  16. (en) Basket
  17. (en) Ring
  18. (en) Rim
  19. (al) Felge
  20. (fr) Cercle
  21. (fr) Jante
  22. (la) Circulus

dolam (nedir ne demek)

  1. Bir kez dolanacak miktarda olan.
  2. Dolama işinin her defası.
  3. 1-Bir çarpım işlemi altında kapalı öğeler kümesi. 2- Öğecikleri, çevrimsel olarak dizilmiş özdeciğin geometrik biçimi.
  4. Göstericide görüntü ya da sesin art arda birçok kez izlenebilmesini sağlamak amacıyla, bir film parçasının iki ucunun birbirine yapıştırılmasından oluşan çember.
  5. (en) Buckle (in film), loop, sound and picture loop
  6. (en) Ring
  7. (al) Filmschleife, Schleife
  8. (fr) Boucle, film (en) boucle
  9. (fr) Noyou

görüntülük (nedir ne demek)

  1. Ekran.
  2. 1. Göstericinin, üzerine görüntüleri yansıttığı, filmin izlenmesini sağlayan, çeşitli dokuda, beyaz, gerilmiş yüzey
  3. (Mecaz olarak) Sinema. TV
  4. Almaç ışıtacının dışarıya bakan, üzerinde görüntüler izlenen, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, dikdörtgen biçimindeki bölümü.
  5. (en) 1-2. screen, projection screen, theatre (ABD: theater) screen, 3. television screen
  6. (en) Screen.
  7. (al) 1-2. Bildwand, Projektionswand, Leinwand, Filmleinwand, Schirm, Projektionsschirm, 3. Bildschirm, Fernsehbildschirm, Fernsehschirm
  8. (fr) 1-2. écran (de cinéma, de projection), 3. écran (de télévision)

işlem (nedir ne demek)

  1. Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele.
  2. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.
  3. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
  4. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.
  5. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.
  6. 1- Bir ya da birçok kümenin öğelerinden yeni bir kümenin bir öğesini türetme. 2- Sayılar ya da simgeler üzerinde yapılan toplama, çıkarma, üstiki, kökiki (karekök), gibi uzbilimsel uygulamalar.
  7. (en) Banking. procedure. operation. transaction. process. proceeding. processing. treatment.
  8. (en) Proceeding. process. sum. transaction. operation. treatment.
  9. (en) Transaction. operation. processing. process. procedure. act. bargain. commission. even deal.
  10. (en) Bargain
  11. (en) Operation
  12. (al) Operation, Betrieb
  13. (fr) Opération

geniş görüntülük (nedir ne demek)

  1. Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük.
  2. (en) Wide-screen, panoramic screen, scope
  3. (al) Breitwand, Breitschrim, Panoramabildwand, Panoramaleinwand
  4. (fr) écran large (panoramique), grand écran

geniş (nedir ne demek)

  1. Eni çok olan, enli, vâsi
    Örnek: Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. P. Safa
  2. Alanı büyük olan, dar karşıtı
    Örnek: Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. O. C. Kaygılı
  3. Bol (elbise).
  4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın.
  5. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat
    Örnek: Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. A. İlhan
  6. Çok.
  7. (en) Wide. broad. capacious. vast. extensive. comprehensive. obtuse. extended. large. open. roomy. spacious. walk-in. ample. commodious. cosmic. cosmical. expansive. full. splay. broadly.
  8. (en) Ample. broad. catholic. comprehensive. cosmic. expansive. large. roomy. sizable. spacious. voluminous. wide.
  9. (en) Wide. extensive. spacious. vast. wide. broad. carefree. ample. broad. commodious. expansive. immense. large. volumed.

tam   US UK (nedir ne demek)

  1. Eksiksiz, kesintisiz
    Örnek: Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım. A. Gündüz
  2. Bütün, tüm.
  3. Zaman ve yer için anlamı kesinleştirir
    Örnek: Bohçasını aldı, tam çıkacaktı... Ö. Seyfettin
  4. Uygun olarak, tıpkı, aynı.
  5. Sırasında, anında
    Örnek: Tam mağazaya gireceğim zaman arkamdan bir ses geldi. Ö. Seyfettin
  6. Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz
    Örnek: Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü. O. S. Orhon
  7. Amerikan doları.
  8. Bk. belgin
  9. (en) Complete. full. whole. entire. just. exact. precise. perfect. integral. absolute. accurate. true. trueborn. very. accomplished. all-out. blank. clear. consummate. correct. dead. downright. engrained. even. factual. implicit. ingrained. intact. intima.
  10. (en) Absolute. accurate. bang. complete. consummate. crass. dead. definitive. direct. due. entire. exact. exactly. finished. flat. good. grand. graphic. immaculate. implicit. intact. just. literal. literally. outright. particular. perfect. positive. precise. precisely. prompt. proper. regular. sharp. square. strict. total. true. truly. unabridged. unadulterated. undivided. unqualified. unrelieved. utter. veritable. very. completely.
  11. (en) A woolen cap of Scottish origin.
  12. (en) Complete. full. perfect. whole. absolute. on the button. consummate. correct. direct. directly. entire. exact. exactly. express. implicit. mathematical. orthodox / adj. outright payment. precise. proper. resounding. ripe. solid. stark. strict. thorough. t.
  13. (en) Early Fon of Bum. abbr Test and Administration Manual.
  14. (en) Total Available Market.
  15. (en) Telecommunications Automation Model.
  16. İskoç beresi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük