|
çember açı
-
çember üzerinde alınan bir noktadan uzatılan ve çember üzerinde yay ayıran iki kirişin oluşturduğu açı.
-
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri.
-
Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi.
-
Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak.
-
Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
-
Yazma, yemeni, baş örtüsü
Örnek:
Çemberimde gül oya / Gülmedim doya doya. Halk türküsü
-
Aşılması, çözümü güç durum.
-
Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka.
-
Durgan bir noktaya eşit uzaklıkta bulunan düzlemdeş noktaların oluşturduğu uzambiçim.
-
Bk. dolam
-
Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka.
-
Tekerlek lastiğinin içine oturduğu oluk biçiminde metal bölüm.
-
Circle. circumference. hoop. ring. bail. circuit. girth. round.
-
Circle. circumference. hoop. wooden ring. metal strip. large printed kerchief. basket ring.
-
Circle. band. hoop. orbit. ring. rim. strap. encirclement. bandage. ball. loop. girdle. iron. fillet. drum. perimeter. periphery. circular. peripheral. runner. wreath. hasp. ferrule. annulus. clip. ribbon. brasting. toroid. torodial.
-
Circle
-
Basket
-
Ring
-
Rim
-
Felge
-
Cercle
-
Jante
-
Circulus
-
Bir kez dolanacak miktarda olan.
-
Dolama işinin her defası.
-
1-Bir çarpım işlemi altında kapalı öğeler kümesi. 2- Öğecikleri, çevrimsel olarak dizilmiş özdeciğin geometrik biçimi.
-
Göstericide görüntü ya da sesin art arda birçok kez izlenebilmesini sağlamak amacıyla, bir film parçasının iki ucunun birbirine yapıştırılmasından oluşan çember.
-
Buckle (in film), loop, sound and picture loop
-
Ring
-
Filmschleife, Schleife
-
Boucle, film (en) boucle
-
Noyou
-
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarı doğru arasındaki açıklık.
-
Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
Örnek:
Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner
-
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye.
-
1- Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. 2- Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. 3- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. 4- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
-
Angle
-
Angle
-
Angülus
-
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı
-
Yiyecek bulamayan kimse
Örnek:
Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Gözü doymaz, haris.
-
Çok istekli, hevesli.
-
Karnı doymamış olarak
Örnek:
Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. O. Kemal
-
Bk. ayrıntı çekimi.
-
Hungry. covetous. empty. unfed. esurient. greedy for. hollow. ravenous. starveling.
-
Empty. famished. hungry. peckish.
-
Hungry. covetous. greedy. insatiable. hollow.
-
Üstünde
Örnek:
Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
-
... ile ilgili, üzerine
-
Super-. above. on. over. upon.
-
On. upon.
-
Over. upon.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|