|
çekirdeksel dönüşüm
-
Uygun çekirdek tepkileşimleriyle bir öğenin öğeciklerini başka bir öğeninkilerine dönüştürme.
-
Uygun çekirdek tepkileşimleriyle bir öğenin öğeciklerini başka bir öğeninkilerine dönüştürme.
-
Nuclear transmutation
-
Kernumwandlung
-
Transmutation nucléaire
-
Nükleer.
-
Nuclear
-
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, tahavvül, inkılap, transformasyon
Örnek:
Alfabe dönüşümü halkın okumayı kolay sökmesi içindi. N. Cumalı
-
Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme.
-
Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon.
-
Aristoteles'in Poetika adlı yapıtında oyun kahramanının yazgısında beklenmedik birdönüşüm. Talihin dönmesi.
-
Dünya halkbiliminde bir amacı gerçekleştirmek, cezadan kaçınmak ya da yarışma kazanmak amacıyla genellikle büyüsel yollarla, insan, hayvan, nesne ve doğaüstü güçlerin birbirlerinin biçim ve görevlerini alabileceklerine ilişkin evrensel halk inancı, bk. halkbilim, büyü,dönüşümcü,dönüşümcülük.
-
Transformation. transmutation. mutation.
-
Transformation. conversion.
-
Transform. transformation. conversion.
-
Peripetia
-
Transformation
-
Péripétie
-
Transformation
-
Yakışır, yaraşır, uz, mutabık, mütenasip
-
Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
-
Orantılı, oranlı.
-
1. Yakışır, yaraşır, elverişli, yararlı. 2. Oranlı.
-
Suitable. agreeable. conformable. appropriate. favorable. favourable. convenient. proper. eligible. due. fair. well-matched. acceptable. accommodating. adaptable. adequate. advisable. allowable. answerable. applicable. apposite. apropos. apt. becomin.
-
Acceptable. adequate. agreeable. amenable. applicable. appropriate. apt. becoming. central. coherent. commensurate. congruous. consistent. convenient. corresponding. decent. decorous. due. eligible. expedient. favourable. fit. fitting. good. happy. likely. livable. okay. opportune. pertinent. presentable. proper. propitious. proportionate. reasonable. right. seemly. strategic. suitable. timely. well. reasonable. becoming. correct. qualified. sensible. suited. fitting consistent. favorable. matching. good for. fit for in line with. apposite. conform.
-
Best fit. favorable. acceptable. adequate. advisable. agreeable. apposite. appropriate. apt. becoming. commensurable. commensurate. compatible. concordant. conformable. conformation. congenial. congruous. consistent. consonant. convenable. convenient. cor.
-
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum.
-
Yenmek için satılan kabak veya ayçiçeği tohumu
Örnek:
Şimdi bir sinemada kabak çekirdeği yiyorlar. S. F. Abasıyanık
-
Ağaçlarda soyulmayan bölüm.
-
Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik.
-
Atom çekirdeği.
-
Bir şeyin temelini oluşturan, öz, nüve.
-
Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü.
-
Ökaryot hücrelerde bir veya daha fazla sayıda bulunan kalıtım materyali olan DNA ile çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan çift zarla çevrelenerek sitoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus.İng.: nucleus Biyo
-
Seed. pit. kernel. stone. nucleus. core. core memory. cystoblast. hard core. hard pan.
-
Bean. core. kernel. nucleus.
-
Kernel. nucleus. core. seed. pip. stone (fruit. nuclear. grain. kern. cob.
-
Stone
-
Nucleus
-
Kern
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|