|
çekirdek aile
-
Anne, baba ve henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan aile.
-
Bk. küçük aile.
-
Nuclear family.
-
Ana, baba ile henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan, çekirdek ya da dar aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik.
-
Conjugal family
-
Famille restreinte
-
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum.
-
Yenmek için satılan kabak veya ayçiçeği tohumu
Örnek:
Şimdi bir sinemada kabak çekirdeği yiyorlar. S. F. Abasıyanık
-
Ağaçlarda soyulmayan bölüm.
-
Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik.
-
Atom çekirdeği.
-
Bir şeyin temelini oluşturan, öz, nüve.
-
Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü.
-
Ökaryot hücrelerde bir veya daha fazla sayıda bulunan kalıtım materyali olan DNA ile çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan çift zarla çevrelenerek sitoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus.İng.: nucleus Biyo
-
Seed. pit. kernel. stone. nucleus. core. core memory. cystoblast. hard core. hard pan.
-
Bean. core. kernel. nucleus.
-
Kernel. nucleus. core. seed. pip. stone (fruit. nuclear. grain. kern. cob.
-
Stone
-
Nucleus
-
Kern
-
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
-
Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk
Örnek:
En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı. O. C. Kaygılı
-
Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
-
Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
-
Eş, karı.
-
Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
-
Temel niteliÄŸi bir olan dil, hayvan veya bitki topluluÄŸu.
-
Ortak özellikleri olan matematiksel nesneler kümesi. (Örneğin yüzeylerailesi, operatörlerailesi gibi.)
-
Family. domestic. family. stirpes. relations. stirps. brood. kin. next of kin. menage.
-
Family. house. kindred. wife. domestic.
-
Family. wife. house. household. people.
-
Family
-
Famille
-
Çocuğunu dünyaya getiren kadın, ana, valide.
-
Yavrusu olan diÅŸi hayvan.
-
Maternal. mother. mama. mom. mummy. ma. mam. mamma. mammy. mater. maw. mum. old woman. old lady.
-
Ma. mama. mammy. mom. momma. mother. mum. mummy. mommy.
-
Mother. lady. ma. mama mamma. old lady. old women.
-
Sister Anne Sister of Fatima, the seventh and last of Bluebeard's wives.
-
Women in labor, Cabinet Makers, Horsemen, Housekeepers, Housewives.
-
Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
Örnek:
Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür. Anayasa
-
Çocuğu olmuş erkek, peder.
-
Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
-
Çatı merteği.
-
Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.
-
Anlayışlı, iyi huylu erkek.
-
Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
-
Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
-
(Mimarlık) Mahya kirişini dikey olarak alttan tutan kalın, kare kesitli kerestelerden her biri. a. bk. çatı.
-
Father. daddy. dad. papa. pa. pater. pop. old man. the old man. goodman. governor. the governor. guv. guvnor. senior. sire. begetter.
-
Dad. daddy. father. pa. papa. pop. poppa. bollard. newel post. very good. great. very difficult.
-
A kind of plum cake. a small cake leavened with yeast.
-
Father. venerable old man. upright post of a staircase. knob. post. snubbing post. boss. timberhead. king post. crown post. pillar post. broachpost. corner post. bitt. male. begetter. governor. head post. papa. patronymic. pop.
-
A term of affection for a Saint or holy man. a term of affection for a saint or holy man meaning 'father'.
-
Religious master or father; term of respect. a small cake leavened with yeast.
-
King-post
-
Poinçon
-
Antik Sümerli bir Tanrıça
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|