Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çekimser nedir, çekimser ne demek, çekimserin anlamı, ingilizcesi (çekimser nnd)

çekimser nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çekimser

  1. Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.
  2. Oy vermesi gerekli olan bir kişinin, oyunu olumlu ya da olumsuz olarak kullanmaktan çekinmesi durumu.
  3. (en) Noncommittal. non-committal.
  4. (en) Noncommittal. abstaining. uncommitted. abstainer.
  5. (en) Abstainer. abstaining. unpolled / adj / unpolled elector.
  6. (en) Abstainer
  7. (fr) Abstentionniste

eğilim (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül
    Örnek: İnsanoğlunun, yaradılıştan medeniliğe eğilimi vardır. N. Ataç
  2. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri.
  3. Bir nesneye, bir varlığa karşı duyulan duyguların belirlediği tutum; duyguların etkisiyle belli bir ereğe girişme isteği. // Ahlâk felsefesinde Kant "eğilim ahlâkı"nın karşısına kendi "ödev ahlâkı"nı koyar. Oysa, örneğin Schiller ödev veeğilimin uyumunu ülkü olarak görür.
  4. (en) İnclination. obliquity. aptitude. bias. squint. tendency. affection. bent. current. device. disposition. drift. gravitation. leaning. liability. notion. penchant. ply. predisposition. proclivity. proneness. propensity. pulse. relish. sense. set. slan.
  5. (en) Affinity. bent. bias. disposition. inclination. leaning. mind. propensity. sense. stream. tendency. trend. twist.
  6. (en) İnclination. tendency. affinity. aptitude. bent. bias. cast. desire. disposition. drift. fitness. liking. movement. ply. predilection. predispostion. proclivity. proneness. propensity. run. set. tide. trend.
  7. (en) İnclination
  8. (en) Twist
  9. (fr) İnclination
  10. (la) İnclinatio

şey (nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
  4. (Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
  5. Bk. nesne
  6. (en) Thing. stuff. object. matter. article. affair. chose. concern. doing. doings. doodad. doohickey. lark. res. thingumabob. thingumajig. thingummy. whosit.
  7. (en) Business. object. stuff. thing. thingamajig. what-d'you-call-him/-her/-it. what's-his/-her/-its-name. thingummy. thingumabob. thingumajig. well.
  8. (en) Thing. what-do-you-call-it. article. chose. jinx. jolly. object. stuff.
  9. (en) Thing
  10. (fr) Chose
  11. (la) Res; skolastikte: ens

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük