Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çekimli fiil nedir, çekimli fiil ne demek (çekimli fiil nnd)

çekimli fiil nedir, çekimli fiil ne demek?

çekimli fiil

  1. Kip, zaman ve kişi eklerini almış fiil.
  2. Zaman ve şahsa bağlı olarak bir yargı, bir tasarlama bildiren fiil. Geçmiş zaman kipinin şahsa bağlı çekimleri: okudum (<oku-du-m), okudun (<oku-du-n), okudu (<oku-du), oku-duk (<oku-du-k), okudunuz (<oku-du-nuz), okudular (<oku-du-lar); geniş zamanın şahıslara göre çekimi: gelirim (<gel-ir-im), gelirsin (<gel-ir-sin), gelir (<gel-ir), geliriz (<gel-ir-iz), gelirsiniz (<gel-ir-sin-iz), gelirler (<gel-ir-ler); istek kipinin gideyim (<gid-eyim), gidesin (gid-e-sin) vb.
  3. (en) Finite verb.
  4. (fr) Verbe fini, verbe conjugué

çekimli (nedir ne demek)

  1. Çekimi olan, alımlı, cazibeli, cezp edici
    Örnek: Görüntüsü çok daha çekimli. Ç. Altan
  2. Çekim ekleri alabilen.
  3. (en) Attractive.
  4. (en) Graceful.
  5. (en) Declinable.
  6. (en) Synthetic.

çekim (nedir ne demek)

  1. Çekme işi.
  2. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, isimlerin de isim hâllerine göre uğradıkları değişiklikler, tasrif.
  3. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe.
  4. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan.
  5. Eylem veya ad soylu sözcüğe kişi kavramı vermek için, eklerin getirilmesi (bk. adçekimi, eylemçekimi) .
  6. Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri.
  7. Çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm
  8. Alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (Bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). TV
  9. Televizyon yayınında, sinemadakiçekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.
  10. Bk. çevirim
  11. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası
  12. (en) Shot, take.
  13. (en) Attraction.
  14. (en) Flexional.
  15. (en) Gravitational.
  16. (en) Pull.
  17. (en) Gravity.
  18. (en) Force of gravity.
  19. (en) Gravitation.
  20. (en) Shot.
  21. (en) Shooting.
  22. (en) Filming.
  23. (en) İnflection.
  24. (en) İnflexion.
  25. (en) Conjugation.
  26. (en) Declension.
  27. (en) Draw.
  28. (en) Shoot.
  29. (en) Affinity.
  30. (en) Appeal.
  31. (en) Lure.
  32. (en) Declination.
  33. (en) Take.
  34. (en) Graceful appearance.
  35. (en) Act of drawing.
  36. (en) Draft.
  37. (al) Aufnahme, Einstellung, Szene, "Take"
  38. (al) Anziehung
  39. (fr) Plan
  40. (fr) Attraction

çevirim (nedir ne demek)

  1. Çevirme işi.
  2. Filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
  3. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
  4. Sinema filmini gerçekleştirmek üzere alıcının çalıştırılarak duyarkatın üzerine gizli görüntülerin saptanması
  5. Alıcının çalıştırılmasına bağlı olarak yapılan işlerin tümü
  6. (Genel anlamda) Bir filmi gerçekleştirmek için yapılan işlerin tümü.
  7. (en) Filming, shooting, film shooting, camera shooting, take, taking, recording.
  8. (en) Taking.
  9. (en) Filming.
  10. (en) Shooting.
  11. (en) Development of a film.
  12. (al) Aufnahme, Filmaufnahme, Kameraaufnahme, Bildaufnahme, Dreh, Dreharbeiten
  13. (fr) Tournage, prise (de vues), prise de vues cinématographique, filmage

fiil (nedir ne demek)

  1. İş, davranış.
  2. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.
  3. Bk. yüklem
  4. Bk. edim
  5. Bk. eylem
  6. (en) Verb.
  7. (en) Verbal.
  8. (en) Deed.
  9. (en) Predicate.
  10. (en) Action.
  11. (en) Activity.
  12. (en) Effect.
  13. (en) Fact.
  14. (en) Feasance.
  15. (en) Operation.
  16. (en) Performance.
  17. (en) Play.

kip   US UK (nedir ne demek)

  1. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.
  2. Uygun, tıpatıp gelen.
  3. Sağlam, dayanıklı.
  4. Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga.
  5. Örnek, kalıp.
  6. (Derleme.. şekil, çekim örneği) Eylemlerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın tekil ya da çoğul olarak belirtilmiş biçimi: Bildirmekipleri, istemekipleri vb.
  7. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri.
  8. (en) Mood.
  9. (en) Example.
  10. (en) Mood sıyga.
  11. (en) Fitting.
  12. (en) Modal.
  13. (en) The legs are swung forward and upward by bending the hips, then suddenly down again, which gives the upward impulse to the body.
  14. (en) The hide of a young or small beef creature, or leather made from it; kipskin.
  15. (en) Sharp-Pointed hill; a projecting point, as on a hill.
  16. (en) Method or feat of raising the body when hanging or swinging by the arms, as for the purpose of mounting upon the horizontal bar.
  17. (en) 1) a unit of Laotian currency.
  18. (en) Sleep; 'roused him from his kip'.
  19. (en) The basic unit of money in Laos.
  20. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright.
  21. (en) Unit of weight equal to 1000 pounds.
  22. (en) Unit of weight equal to 1,000 pounds used to express dead weight.
  23. (en) Movement from a position below the equipment to a position above.
  24. (en) Any place a cutter can put his feet up and sleep for a night, especially cheap flophouses in the Hive or elsewhere Also, to 'call kip' is to make a place a body's home, at least for a while.
  25. (en) Unit of measure equal to 1,000 pounds.
  26. (en) Load of 1000 lbs.
  27. (en) Kilopound ; convenient unit for structural calculations.
  28. (en) Move from below the apparatus to above it.
  29. (en) Unit of weight or force equal to 1,000 pounds.
  30. (en) Crs Keep alone if possible.
  31. (en) Term sometimes used to represent a unit load of 1,000 lb.
  32. (en) Assistance given by a Coach whilst on the Bed; can be used to increase, neutralise or lower the trampolinist's bouncing height.
  33. (en) The coach sends the trampolinist higher by stamping on the bed sharply.
  34. (en) Paradigme.
  35. (en) Mode.
  36. (en) Suitable.
  37. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright the basic unit of money in Laos sleep; 'roused him from his kip'.
  38. (en) Be asleep.
  39. (al) Schwingungsart
  40. (fr) Paradigme
  41. (fr) Mode
  42. Hayvan yavrusu derisi.
  43. Uyumak, yatmak, uzanmak

zaman (nedir ne demek)

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
    Örnek: Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi. H. Taner
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerdeZaman) Eylemlerin belirttikleri geçmişZaman, şimdikiZaman, genişZaman, gelecekZaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.
  11. Bk. evre
  12. Si biriminde saniye (s) gösterilen dördüncü boyut.
  13. Bir iş veya olayın geçmekte olduğu sürenin ölçüsü.
  14. Vakit; çağ.
  15. (en) Whilst.
  16. (en) Bout.
  17. (en) Leeway.
  18. (en) Space.
  19. (en) Beat.
  20. (en) The enemy.
  21. (en) İnterval.
  22. (en) Cycle.
  23. (en) Date.
  24. (en) Father time.
  25. (en) Hour.
  26. (en) Season.
  27. (en) Tense.
  28. (en) Time.
  29. (en) When.
  30. (en) While.
  31. (en) Sands.
  32. (en) Juncture.
  33. (en) Tide.
  34. (fr) Temps

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010