Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çekim ayrım nedir, çekim ayrım ne demek, çekim ayrımın anlamı, ingilizcesi (çekim ayrım nnd)

çekim ayrım nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çekim ayrım

  1. Bir ayrım oluşturabilecek kadar uzun olan, bir ayrım boyunca sürdürülen kesintisiz çekim.
  2. (en) "plan-séquence"
  3. (al) Einstellungssequenz, "Plan-Séquence"
  4. (fr) Plan-séquence

çekim (nedir ne demek)

  1. Çekme işi.
  2. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, isimlerin de isim hâllerine göre uğradıkları değişiklikler, tasrif.
  3. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe.
  4. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan.
  5. Eylem veya ad soylu sözcüğe kişi kavramı vermek için, eklerin getirilmesi (bk. adçekimi, eylemçekimi) .
  6. Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri.
  7. 1. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası
  8. Çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm
  9. Alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (Bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). TV
  10. Televizyon yayınında, sinemadakiçekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.
  11. Bk. çevirim
  12. (en) Shot, take
  13. (en) Flexional. gravitational. attraction. pull. gravity. force of gravity. gravitation. shot. shooting. filming. inflection. inflexion. conjugation. declension. draw. shoot.
  14. (en) Affinity. appeal. lure. attraction. inflection. declination. conjugation. shot. take.
  15. (en) Attraction. shot. take. graceful appearance. act of drawing. inflection. draft. gravity.
  16. (en) Attraction
  17. (al) Aufnahme, Einstellung, Szene, "Take"
  18. (al) Anziehung
  19. (fr) Plan
  20. (fr) Attraction

çevirim (nedir ne demek)

  1. Çevirme işi.
  2. Filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
  3. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
  4. 1. Sinema filmini gerçekleştirmek üzere alıcının çalıştırılarak duyarkatın üzerine gizli görüntülerin saptanması
  5. Alıcının çalıştırılmasına bağlı olarak yapılan işlerin tümü
  6. (Genel anlamda) Bir filmi gerçekleştirmek için yapılan işlerin tümü.
  7. (en) Filming, shooting, film shooting, camera shooting, take, taking, recording
  8. (en) Shooting. filming. taking. development of a film.
  9. (en) Filming. development of a film.
  10. (al) Aufnahme, Filmaufnahme, Kameraaufnahme, Bildaufnahme, Dreh, Dreharbeiten
  11. (fr) Tournage, prise (de vues), prise de vues cinématographique, filmage

ayrım (nedir ne demek)

  1. Ayırma işi, tefrik.
  2. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark.
  3. Alt bölüm.
  4. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark.
  5. Ayrılma noktası.
  6. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü.
  7. Fark.
  8. 1. Bir ya da daha çok görünçlük içinde geliştirilip, olgunun tamamlanmış bir parçasını veren film bölümü. TV
  9. Televizyon oyunlarında buna karşılık olan bölüm.
  10. (en) Sequence
  11. (en) Distinction. difference. apartheid. part. segregation. margin. color bar.
  12. (en) Difference. distinction. segregation. discrimination.
  13. (en) Discrimination. differentiation. section. difference.
  14. (al) Sequenz, Filmsequenz, Szenenfolge, Ausschnitt
  15. (fr) Séquence

kadar (nedir ne demek)

  1. Ölçüsünde, derecesinde
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır, ama dalgıçlık kadar da genç işidir. S. F. Abasıyanık
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde.
  3. Dek, değin
  4. Gibi
  5. Denli
  6. Süre belirten bir söz
  7. Miktarda, derecede
  8. Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten bir söz
  9. (en) As. as much as. as far as. so. as much as. up to. until. till. inasmuch as. so long as. until. till. pending.
  10. (en) As. as. as big as. as much as. until. till. by. up to. to. as far as. about. or so. something like. amount. degre.
  11. (en) As much as. as many as. up to. by. so.
  12. (en) Prep. by

uzun (nedir ne demek)

  1. İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
  2. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren
    Örnek: Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece. Âşık Veysel
  3. Ayrıntılı, derinlemesine
    Örnek: Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar. H. E. Adıvar
  4. (en) Long. tall. lengthy. extended. prolonged. maxi. far-off. faraway. interminable. prolix. long-. maxi-. macro-.
  5. (en) Long. spindly. tall. tail.
  6. (en) Baguette. far. great. lengthy. long. tagliatelle. tall.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük