|
çekilme
-
Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa
Örnek:
Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı. R. N. Güntekin
-
Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat
Örnek:
Neticede işgal kuvvetleri, buralardan çekilmeye mecbur edildiler. Atatürk
-
Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı.
-
Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması.
-
Çekilmek işi
-
Gelgitte kabarma olayının karşıtı, bkz. kabarma,çekilme akıntısı.
-
Pullout.
-
Resignation. retreat. traction. withdrawal. regression.
-
Contraction. withdrawal. withdrawing. retreat. regression. resignation (from a job. pull. draw. tug. shrinkage. tension. tensile. recession. recess. ebb. ebb tide. surrender. retiring.
-
Ebb
-
Pull off
-
Marée descendante
-
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat
Örnek:
Kendi ülkemizde kendimizi yok edeceklerdi. R. E. Ünaydın
-
Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz.
-
Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz
-
"Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz.
-
Of one's own. self. auto-. self. own. self. respective. herself. him. himself. its. itself. oneself.
-
He. itself. own. personally. respective. self. several. in person.
-
Own. self. oneself. in person. ego. his. itself. number one.
-
Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.
-
Ayrılmak işi.
-
Çeşitli dalga uzunluklarından oluşan ışığın, saydam bir yüzeyden geçerek izgeye dönüşmesi.
-
Mayozda homolog kromozomlarınayrılması ve bunun sonucu olarak alellerin ayrılarak farklı gametlere gitmesi. Segregasyon.
-
Dispersion
-
Secessional. disconnection. separation. parting. split. leaving. breakup. divorce. departure. breakaway. check-out. cleavage. decampment. defection. deviation. disconnexion. disjunction. dissociation. disunion. divergence. divergency. excursion. leav.
-
Breakaway. detachment. dichotomy. partition. secession. separation. leaving. departure. divergence. deviation.
-
Dissociation. separation. separating. departure. dispersion. fission. solution. cleavage. rupture. disassociation. branching. detachment. divergence. farewell. leave. leaving. parting. schism. secession. selection. split up. starting.
-
Segregation
-
Dispersion, Zerstreuung, Farbenzerstreuung, Streuung
-
Dispersion
-
Ségrégation
-
Segregare: ayırmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|