|
çeki ödemek
-
Honor a check
-
Tartı.
-
İki yüz elli kiloya eşit olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan bir ağırlık ölçüsü.
-
Üzüntü, sıkıntı.
-
Kadınların başlarına bağladıkları örtü.
-
Weight of kilos. draw.
-
250 kg.
-
Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge.
-
Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.
-
Halkına özgü olan.
-
Çek halkına özgü olan.
-
Herhangi bir kredi kurumunda hesabı bulunan bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka tarafından ödenen değerli kâğıt.
-
Czech. czechoslovak. check. cheque. czech.
-
Check. cheque. czechcheque.
-
Check.
-
Czech. cheque. check. cash item. deposit currency. draft. quasi money. unnegotiable.
-
Cheque
-
Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek
Örnek:
Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım. R. H. Karay
-
Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek.
-
Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek.
-
Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek.
-
Bir işin, bir görevin karşılığını vermek
Örnek:
Bir gece de onunla kal. Bize yaptıklarını ödemiş olursun. S. F. Abasıyanık
-
Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak.
-
Pay. settle. indemnify. repay. pay for. pay out. acquit. ante. ante up. atone for. clear. come across with. defray. disburse. discharge. domiciliate. fee. foot. fork out. fork over. fork up. give. pay in. quit. recoup. redeem. satisfy. shell out. spr.
-
Clear. meet. pay. recompense. reimburse. repay.
-
To pay. to pay for sth. defray. disburse. discharge. to pay for. fork out or up. pay in. pay off. pay out. pay up. to effect payment. repay. replace. return. satisfy. settle. stump up.
-
Domicil, domicile
-
Retire
-
-our şeref vermek, hürmet etmek, saygı göstermek
-
Kabul edip karşılığını ödemek (bono, çek)
-
-our onur, şeref, itibar, saygıdeğerlik
-
şöhret, nam, ün
-
şeref kaynağı, yüz akı
-
İmtiyaz, ayrıcalık
-
Namus, iffet
-
Yargıçlara verilen ünvan
-
Derslerinde üstün başarı gösteren üniversite veya kolej öğrencilerine verilen şeref payesi
-
İskambil oyunlarında en yüksek dört veya beş koz
-
Karşılaştırmak, kontrol etmek, gözden geçirmek, denetlemek, çek yazmak, çek keşide etmek; durdurmak; şah demek; frenlemek, kısmak, alıkoymak, tutmak; gemlemek; kontrol işareti koymak, emanete bırakmak, karelerle kaplamak
-
Durdurmak, birden durdurmak
-
Engel olmak
-
Kontrol altına almak
-
Kontrol etmek, teftiş etmek
-
Kontrol işareti koymak
-
Kare deseni ile kaplamak
-
Emanet odasına teslim etmek
-
Satranç şah çekmek, şah demek
-
(boya tahta) çatlamak
-
Engel, mania, fren
-
Geciktirme
-
Kontrol, teftiş
-
Kontrol işareti
-
ABD fiş, vestiyer fişi
-
(lokantada) hesap
-
(kumaşta) ekose deseni
-
Dama
-
Satranç şah
-
Tahtada hafif çatlak deseni
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|