Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çekişmesiz yargı nedir, çekişmesiz yargı ne demek (çekişmesiz yargı nnd)

çekişmesiz yargı nedir, çekişmesiz yargı ne demek?

çekişmesiz yargı

  1. Kişinin yararlarını korumak ya da kişinin birbiriyle çelişme durumunda olmayan yararlarını düzenlemek için, yönetici nitelikte olan işler dolayısıyle, yargılıklara verilen önlem alma, işlem yapma, ve karar verme yetkisi.
  2. (en) Voluntary jurisdiction.
  3. (fr) Jurisdiction gracieuse "non contentieuse"

çekişmesiz (nedir ne demek)

  1. Çekişmeye yol açmayan.

yargı (nedir ne demek)

  1. Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.
    Örnek: Hocamız rahmetli Muhsin Bey, bunu sınıfta okurken gözleri yaşarırdı. H. Taner
  2. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
    Örnek: Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Anayasa
  3. Mahkeme.
  4. Yüklemle bildirilen karar veya düşünce: Geleceksin, gideceğiz, yapsın vb.
  5. Devletin türe düzenini korumaya ilişkin bağımsız bir yargıç kuruluşunca yaptığı görev ile türe uyuşmazlıklarının yargılıklarda çözümlenmesi eylemi.
  6. Yargıcın gördüğü bütün davaları, olaya ilişkin yasalara göre çözümlemek için söylediği en son söz.
  7. Hüküm, muhakeme.
  8. Adalet.
  9. (en) Administration of justice, jurisdiction.
  10. (en) Judgement, decision, order, rule, decree, advice "Judicial Committee of the Privy Council", Speech "House of Lords", Sentence "Criminal Courts".
  11. (en) Juridical.
  12. (en) Deliverance.
  13. (en) Judgement.
  14. (en) Jurisdiction.
  15. (en) Justice.
  16. (en) Provision.
  17. (en) Ruling.
  18. (en) Sentence.
  19. (en) Verdict.
  20. (en) Assess.
  21. (en) Attitude.
  22. (en) Conclusion.
  23. (en) Estimation.
  24. (en) Judgment.
  25. (en) Opinion.
  26. (en) Judgment hüküm.
  27. (en) Decision.
  28. (en) Verdict kaza.
  29. (en) Lawsuit.
  30. (en) Decision in a court of law.
  31. (en) İdea.
  32. (en) Court decision.
  33. (en) Verdict of jury.
  34. (en) Adjudication.
  35. (en) Award.
  36. (en) Decree.
  37. (en) Discernment.
  38. (en) Discretion.
  39. (en) Discrimination.
  40. (en) Estimate.
  41. (en) Evaluation.
  42. (fr) Fonctionnement de la justice, juridiction
  43. (fr) Sentence, jugement, arrêt
  44. (fr) Jugement

kişi (nedir ne demek)

  1. İnsan, kimse, şahıs
    Örnek: Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
  2. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
  3. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
  4. Eş, koca
  5. Erkek.
  6. Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
  7. Kimse, insan.
  8. Sahip.
  9. Koca, eş.
  10. (en) İndividual.
  11. (en) Person.
  12. (en) Bird.
  13. (en) Character.
  14. (en) Human being.
  15. (en) Soul.
  16. (en) Self.
  17. (en) Head.
  18. (en) Persona.
  19. (en) Poll.
  20. (en) Wallah.
  21. (en) Wight.
  22. (en) Life.
  23. (en) People.
  24. (en) Entity.
  25. (en) İndividual person.
  26. (en) Merchant.
  27. (fr) Personne

korumak (nedir ne demek)

  1. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
    Örnek: Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. O. S. Orhon
  2. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek
  3. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
  4. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek.
  5. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek.
  6. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek.
  7. Karşılamak, denk gelmek.
  8. (en) Encourage.
  9. (en) Deliver.
  10. (en) Harbour.
  11. (en) İnsulate.
  12. (en) Perpetuate.
  13. (en) Reserve.
  14. (en) To shield.
  15. (en) Back.
  16. (en) Maintain a patent.
  17. (en) Charm.
  18. (en) Protect.
  19. (en) Preserve.
  20. (en) Guard.
  21. (en) Defend.
  22. (en) Spare.
  23. (en) Cover.
  24. (en) Keep.
  25. (en) Save.
  26. (en) Secure.
  27. (en) Buffer.
  28. (en) Cocoon.
  29. (en) Conserve.
  30. (en) Convoy.
  31. (en) Embosom.
  32. (en) Embower.
  33. (en) Escort.
  34. (en) Fence.
  35. (en) Keep guard.
  36. (en) İndemnify.
  37. (en) Maintain.
  38. (en) Patronize.
  39. (en) Safeguard.
  40. (en) Screen.
  41. (en) Shade.
  42. (en) Shelter.
  43. (en) Shield.
  44. (en) Sponsor.
  45. (en) Vindicat.
  46. (en) To protect.
  47. (en) To save.
  48. (en) To defend.
  49. (en) To guard.
  50. (en) To watch over.
  51. (en) To preserve.
  52. (en) To conserve.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.029