Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çekek yeri nedir, çekek yeri ne demek (çekek yeri nnd)

çekek yeri nedir, çekek yeri ne demek?

çekek yeri

  1. Balıkçı tekneleri, küçük tonajlı tekneler veya yatların bakım ve onarımlarının yapılması için karaya alınmalarına imk

çekek (nedir ne demek)

  1. Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer.
  2. (en) Slip.

yeri (nedir ne demek)

  1. (en) Suff. orium.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Premises.
  14. (en) Footing.
  15. (en) Whereabouts.
  16. (en) Glebe.
  17. (en) Ground.
  18. (en) Locale.
  19. (en) Locality.
  20. (en) Location.
  21. (en) Locus.
  22. (en) Mother earth.
  23. (en) Place.
  24. (en) Position.
  25. (en) Post.
  26. (en) Quarter.
  27. (en) Room.
  28. (en) Seat.
  29. (en) Site.
  30. (en) Situation.
  31. (en) Situs.
  32. (en) Slot.
  33. (en) Space.
  34. (en) Spot.
  35. (en) Stand.
  36. (en) Standing.
  37. (en) Station.
  38. (en) Stead.
  39. (en) Terrain.
  40. (en) Ubiety.
  41. (en) Landmark.
  42. (en) Point.
  43. (en) Floor space.
  44. (en) Land.
  45. (en) Lieu.
  46. (en) Spot of land.
  47. (en) World.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

bölge (nedir ne demek)

  1. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
    Örnek: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. Anayasa
  2. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
  3. Bir kentin, bilinçli bir belgeleme yöneltisinin sonucu olarak, işleyim, tarım, konut, yönetim, tecim vb. işlevleri için, düzentasarında ayrılmış alanlardan herbiri.
  4. Bir ülkenin, doğal özellikleri, nüfus yapısı, kaynakları, çıkarları açısından türdeşlik gösteren, bir bütün olarak tasarlanmasında yarar görülen bölümü.
  5. (en) Area.
  6. (en) Country.
  7. (en) Latitudes.
  8. (en) Parish.
  9. (en) Place.
  10. (en) Dispensation.
  11. (en) Clime.
  12. (en) Closet.
  13. (en) Denuclearize.
  14. (en) Region, zone.
  15. (en) Zone.
  16. (en) Region.
  17. (en) District.
  18. (en) Division.
  19. (en) Section.
  20. (en) Belt.
  21. (en) Circumscription.
  22. (en) Climate.
  23. (en) Corner.
  24. (en) Department.
  25. (en) Latitude.
  26. (en) Phase.
  27. (en) Precinct.
  28. (en) Quarter.
  29. (en) Sector.
  30. (en) Territory.
  31. (en) Tract.
  32. (en) Ward.
  33. (en) Parts.
  34. (en) Locale.
  35. (fr) Région, zone

balıkçı (nedir ne demek)

  1. Balık tutan veya satan kimse
    Örnek: Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar. A. Ş. Hisar
  2. Yıl boyunca veya avlama sezonu süresince su ürünleri üretimi ve avcılığıyla uğraşan, bu işi meslek olarak seçen kişi, ticari amaçla deniz ve iç sularda su ürünleri istihsal eden kaptan, balıkçı reisi, balıkçı ve tayfa gibi gerçek kişilerle tüzel kişileri, bunların ortak ve çalışanlarıyla su ürünleri yetiştiricileri.
  3. (en) Fisherman.
  4. (en) Fishmonger.
  5. (en) Fisher.

tekne (nedir ne demek)

  1. Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap
  2. Bir tür küçük deniz taşıtı
  3. Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü.
  4. Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü.
  5. Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı.
  6. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, havza.
  7. Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bkz. kemer.
  8. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap
  9. Sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri.
  10. (en) Tank, apron tank.
  11. (en) Wooden trough.
  12. (en) Ship's hull.
  13. (en) Hull of a ship.
  14. (en) Bucket.
  15. (en) Boat.
  16. (en) Back.
  17. (en) Ship.
  18. (en) Hull.
  19. (en) Trough.
  20. (en) Bottom.
  21. (en) Glider.
  22. (en) Vessel.
  23. (en) Craft.
  24. (en) Sink.
  25. (en) Basin.
  26. (en) Tank.
  27. (en) Syncline.
  28. (en) Tray.
  29. (en) Ship's body.
  30. (en) Keel.
  31. (en) Sail.
  32. (en) Hulk.
  33. (en) Hutch.
  34. (en) Hopper.
  35. (en) Beck.
  36. (en) Skip.
  37. (al) Tank, Gefass, Trog, Küvette
  38. (fr) Cuve
  39. (fr) Synclinal

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013