|
çeşit çeşit
-
Çeşitli olan, türlü türlü
Örnek:
Varsayın, ayaklarının altına çeşit çeşit kürkleri ben sereyim. R. H. Karay
-
Motley. multifarious.
-
Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nevi
Örnek:
Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı. H. Taner
-
Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
-
Türlü
Örnek:
Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir. Y. K. Beyatlı
-
Kind. variety. sort. assortment. style. sample. cast. class. denomination. description. genre. ilk. item. range. species. stripe.
-
Assortment. breed. cast. class. description. form. kind. make. nature. order. rate. sort. style. type. variety. sample.
-
Sort. variety. kind. assortment. breed. choice. class. description. diversity. manner. order. quality. rate. species. stamp. type.
-
Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi
-
Assorted. various. varied. multifarious. different. divers. diverse. diversified. manifold. medley. miscellaneous. sundry. differently.
-
Different. diverse. miscellaneous. mixed. multifarious. multiple. sundry. varied. various. assorted. manifold.
-
Cumulative. assorted. different. various.
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|