|
çay
-
Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı.
-
Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
Örnek:
O esnada bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler. R. N. Güntekin
-
Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir tür içecek.
-
Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
Örnek:
Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım. P. Safa
-
Müzikli toplantı
Örnek:
Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir. H. Taner
-
Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu
Örnek:
Deli bir çayın kıyısındaki yalçın bir kaya gibidir. T. Buğra
-
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis).
-
Çaygiller (Theaceae) familyasından, çiçekleri er dişi, nadiren tek eşeyli, kapsül tipi meyveleri olan, genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan, ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan, asıl vatanı Çin ve Japonya olan, her dem yeşil, ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler.
-
Tea. tea party. brook. rivulet. stream. streamlet. run. runlet. beck. bourn. bourne. branch. burn. creek. rill. runnel. watercourse.
-
Brook. creek. stream. tea.
-
Brook. stream. tea. tea party. rivulent.
-
Küçük alçak ada
-
Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan
Örnek:
Kendisini özel olarak görmek istediğini söyledi. F. R. Atay
-
Bir kişiyi ilgilendiren veya kişiye ait olan, hususi, zatî
Örnek:
Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta. N. Cumalı
-
Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
-
Dikkatle değer, istisnai.
-
Her zaman görülenden, olağandan farklı.
-
1- Genelden ayrı olan; bir nesneler öbeğine ya da tek bir nesneye özgü olan. 2-(Mantıkta) Cinse karşıt olarak türle ilgili olan.
-
Special. personal. private. distinctive. particular. specific. proper. ad hoc. closet. esoteric. especial. exclusive. express. extraordinary. individual. intimate. peculiar. privy. proprietary. sole. state. very. self.
-
Distinctive. especial. exclusive. individual. intimate. particular. peculiar. personal. private. special. specific.
-
Custom. private. special. personal. exceptional. different. especial. express. own. particular. peculiar. privy. proprietary. single. specific. very.
-
Special
-
Spécial
-
Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
-
On hand. at hand.
-
Available. in hand.
-
Carry. to be in hand.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|