|
çatık çehreli
-
Çatılmış olan
Örnek:
O çatık kara kaşlı, al yanaklı hanımın kucağına oturmak lazım gelmişti. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Fitted together. joined. stocked. frowning. sulky. carcass. construction. structure. skeleton. stack. frame. framework. studding. cage. truss.
-
Çehresi olan
Örnek:
Kırmızı fesi kulaklarına kadar geçmiş, bayağı çehreli, yapma tavırlı, sahte öksürüklü bir adam çıktı. R. H. Karay
-
Yüz (II)
Örnek:
Ben şimdi o güzel çehreden başka / Ne bir yüz düşünür ne hatırlarım. N. H. Onan
-
Görünüş.
-
Kimlik
-
Somurtkanlık
-
Face. lineas. aspect. visage. physiognomy.
-
Face. front. mien. visage. countenance. aspect. appearance.
-
Face. aspect. appearance. sour face. countenance. favour. mien. muf. visage.
-
Yüzü asık olan, çatık çehreli, çatık suratlı.
-
Yüzü herhangi bir nitelikte olan
Örnek:
Yanında ... kapkara yüzlü, bembeyaz dişli, lakin çırılçıplak olmayan bir de zenci vardı. R. H. Karay
-
Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).
-
Faced.
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|