|
çatı penceresi
-
Tavan arasını aydınlatmaya yarayan pencere veya camlı kapak.
-
Duvarı eğik konumdaki çatı odalarında bulunan pencere.
-
Bk. çatı penceresi
-
Dormer.
-
Dachfenster
-
Lucarne
-
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü
Örnek:
Sık ağaçlar arasında yalnız üst katının çatısı görünen kırmızı aşı boyalı bir eski eve doğru yürüyorlardı. Ö. Seyfettin
-
Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü.
-
Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer.
-
İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu.
-
Barınılan, sığınılan yer.
-
Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu kuruluş.
-
Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi.
-
Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu
-
Bir aygıt ya da düzeneği taşıyan, genellikle metal yapı.
-
Roofing. roof. framework. skeleton. frame. fabric.
-
Fabric. frame. framework. roof. skeleton. voice. structure.
-
Skeleton. roof. framework of a roof. attic. shell. cover. framing. carcass. truss. chassis. frame. framework. pubis.
-
Chassis
-
Aufbauplatte
-
Châssis
-
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses.
-
İki yolun veya iki derenin birleştiği yer, kavşak.
-
Crash. sudden noise.
-
Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
Örnek:
Bavulu açtım, kâğıdı parçaladım, pencereden attım. R. H. Karay
-
Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan,pencereyi belirleyen dikdörtgen delik.
-
Window, aperture, film gate
-
Window.
-
Filmfenster, Bildfenster
-
Fenêtre
-
Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı
Örnek:
Başını kaldırdı, dumanı otobüsün tavanına üfledi. H. Taner
-
Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat.
-
Çatı kiremidi.
-
Test aracılığıyla ölçülen yeteneğin en üst sınırı.
-
Ceiling. plafond.
-
Ceiling.
-
Ceiling. cap.
-
Ceiling
-
Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan
Örnek:
Verandayı andıran camlı sofa iyice ısınmıştı. R. H. Karay
-
Vitrified. glazed. vitreous.
-
Fitted with glass.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|