|
çatı kaplayıcı
-
İskele kurup ahşap çatı kaplamasını yapan, duvarları keçe veya özel kâğıtlar ile kaplayan usta.
-
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü
Örnek:
Sık ağaçlar arasında yalnız üst katının çatısı görünen kırmızı aşı boyalı bir eski eve doğru yürüyorlardı. Ö. Seyfettin
-
Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü.
-
Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer.
-
İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu.
-
Barınılan, sığınılan yer.
-
Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu kuruluş.
-
Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi.
-
Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu
-
Bir aygıt ya da düzeneği taşıyan, genellikle metal yapı.
-
Roofing. roof. framework. skeleton. frame. fabric.
-
Fabric. frame. framework. roof. skeleton. voice. structure.
-
Skeleton. roof. framework of a roof. attic. shell. cover. framing. carcass. truss. chassis. frame. framework. pubis.
-
Chassis
-
Aufbauplatte
-
Châssis
-
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses.
-
İki yolun veya iki derenin birleştiği yer, kavşak.
-
Crash. sudden noise.
-
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer
Örnek:
Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı. S. F. Abasıyanık
-
Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven
Örnek:
Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı. Z. Selimoğlu
-
Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba.
-
İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı.
-
Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
-
Geminin sol yanı.
-
Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı.
-
Sahne işçilerinin ve ışık uzmanlarının çalıştığı sahneiskelesi.
-
(Resim,
-
Düzlüklerde, ışıkların yerleştirilmesi ve ışıkçıların dolaşabilmesi için tavana yakın yükselikte duvarı çepeçevre saran çıkıntı.
-
Grid, catwalk, fly-bridge, flying bridge, lighting bridge (gantry), bridge, gallerf, gantry
-
Larboard. wharf. quay. landing place. landing stage. seaport. port. dockage. gangboard. gangway. landing. larboard. pier. stage. staging. stopping place.
-
Ferry. landing. pier. wharf. quay. landing place. jetty. gangway. gangplank. port town. port. scaffolding. scaffold. port side. catwalk.
-
Wharf. landing. pier. quay. dock. gangplank. port won. port. scaffolding. scaffold. port side of a ship. catwalk. mounting for lights. jetty. ladder. landing stage. landing pier. landing place. port side. public wharf.
-
Cat-Walk
-
Scaffold, scaffolding
-
Scaffolding, scaffold
-
Laufkatze, Laufsteg, Gitterdecke, Arbeitsbrücke, Beleuchtungsbrücke, Beleuchterbrücke, Beleuchtergang, Beleuchterbühne, Beleuchtergalerie
-
Passerelle, gril, pont-volant, corridor de service
-
Passarelle
-
Échaufaudage de peintre
-
Ağaçtan, tahtadan yapılmış.
-
Wooden. timbered. wood. hardwood.
-
Clapboard. wood. wooden.
-
Wood.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|