Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çapraz çiftucay nedir, çapraz çiftucay ne demek, çapraz çiftucayın anlamı, ingilizcesi (çapraz çiftucay nnd)

çapraz çiftucay nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çapraz çiftucay

  1. Birbiriyle dik açı oluşturacak biçimde kesişen iki çiftucaydan oluşmuş verici dalgalık.
  2. (en) Turnstile (aerial) (ABD: antenna)
  3. (al) X-Forrrf, Kreuz-dipol
  4. (fr) Deux dipôle associé à angle droit

çapraz (nedir ne demek)

  1. Eğik olarak birbiriyle kesişen
    Örnek: Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı. S. Kocagöz
  2. İki taraflı, karşılıklı.
  3. Bir tür olta iğnesi.
  4. Kopça, düğme.
  5. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu.
  6. Karşı güreşçiyi ayaktayken kolları ile kavrayıp onu gerisingeri sürerken çelme takıp sırt üstü yere düşürme.
  7. Testerenin çalışırken sıkışmasını önlemek için dişlerin sağa ve sola birer atlayarak eğilmesi.
  8. Bk. çapraz
  9. (en) Crosswise. traverse. transversal. diagonal. crisscross. bias. cross. decussate. groined. lattice. thwart. transverse. crosswise. crossways. cornerwise. cornerways. across. slantwise. slantways. cross.
  10. (en) Across. cross. diagonal. crosswise. transversal. diagonally. transversely.
  11. (en) Bias. crosswise. transverse. hypotenuse. diagonal line. crossband. crosspiece. sideling. cross arm. wrest. cleat. crosshead. grimmal. saw set. cross hair. across. on the bias. crisscross. cross wise. traverse.
  12. (al) Schränken

çiftucay (nedir ne demek)

  1. Aralarında küçük bir uzaklık bulunan, (karşıt imli eşit iki elektrik yükünden oluşan yapı.
  2. Aralarında küçük bir uzaklık bulunan, (karşıt imli eşit iki elektrik yükünden oluşan yapı.
  3. Biri, öbürünün uzantısı olacak biçimde yerleştirilmiş, aynı boyda iki iletkenden oluşan yarım dalga dalgalığı.
  4. (en) Dipole (aerial, ABD: antenna)
  5. (en) Dipole
  6. (al) Dipol, Elementardipol, Dipolantenne, Stabdipol, Stabantenne
  7. (al) Dipol
  8. (fr) Dipôle (simple), doublet (simple)
  9. (fr) Dipôte

birbiri (nedir ne demek)

  1. Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu
  2. Biri diğerinin yanı sıra.
  3. (en) Each other.
  4. (en) Each other. one another.

dik (nedir ne demek)

  1. Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
    Örnek: Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı
  2. Eğimi dike yakın olan
    Örnek: Dik bir dereye indiler. Ö. Seyfettin
  3. Yatık durmayan, sert.
  4. Sert, kalın, tok (ses)
    Örnek: Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler. A. İlhan
  5. Sert (bakış).
  6. Ters, aksi (söz).
  7. Kaba, yersiz (davranış)
    Örnek: Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı. H. E. Adıvar
  8. Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
  9. Bk.Dikme.
  10. 1. Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. 2. Sert, aksi. 3. Sert, kalın, tok
  11. (en) Perpendicular. upright. vertical. straight. steep. bluff. upstanding. erect. horny. abrupt. arduous. bold. jagged. precipitous. rapid. scarped. sheer. square. stand-up. stiff. up. uprightly.
  12. (en) Erect. perpendicular. precipitous. steep. upright. vertical. straight. rapid. precepitous. intent. fixed. penetrating. right.
  13. (en) Abrupt. perpendicular. right. steep. stiff. upright. straight. obstinate. vertical. erect. normal. plumb. high. aplomb. orthogonal. standing. square. uphill. sheer. rigid. starched. scrap. on end. precipitous. stand up.
  14. (en) Right
  15. (en) Rough

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük