Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çapraz tolerans nedir, çapraz tolerans ne demek (çapraz tolerans nnd)

çapraz tolerans nedir, çapraz tolerans ne demek?

çapraz tolerans

  1. Aynı farmakolojik grupta bulunan ilaçlardan birine karşı oluşan toleransın diğer ilaçlara karşı da oluşması durumu.
  2. (en) Cross tolerance.

çapraz (nedir ne demek)

  1. Eğik olarak birbiriyle kesişen
    Örnek: Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı. S. Kocagöz
  2. İki taraflı, karşılıklı.
  3. Bir tür olta iğnesi.
  4. Kopça, düğme.
  5. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu.
  6. Karşı güreşçiyi ayaktayken kolları ile kavrayıp onu gerisingeri sürerken çelme takıp sırt üstü yere düşürme.
  7. Testerenin çalışırken sıkışmasını önlemek için dişlerin sağa ve sola birer atlayarak eğilmesi.
  8. Bk. çapraz
  9. (en) Crosswise.
  10. (en) Traverse.
  11. (en) Transversal.
  12. (en) Diagonal.
  13. (en) Crisscross.
  14. (en) Bias.
  15. (en) Cross.
  16. (en) Decussate.
  17. (en) Groined.
  18. (en) Lattice.
  19. (en) Thwart.
  20. (en) Transverse.
  21. (en) Crossways.
  22. (en) Cornerwise.
  23. (en) Cornerways.
  24. (en) Across.
  25. (en) Slantwise.
  26. (en) Slantways.
  27. (en) Diagonally.
  28. (en) Transversely.
  29. (en) Hypotenuse.
  30. (en) Diagonal line.
  31. (en) Crossband.
  32. (en) Crosspiece.
  33. (en) Sideling.
  34. (en) Cross arm.
  35. (en) Wrest.
  36. (en) Cleat.
  37. (en) Crosshead.
  38. (en) Grimmal.
  39. (en) Saw set.
  40. (en) Cross hair.
  41. (en) On the bias.
  42. (en) Cross wise.
  43. (al) Schränken

tolerans (nedir ne demek)

  1. Hoşgörü, müsamaha.
  2. İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı.
  3. Ho--Sğo--Rü dözüm
  4. Kullanılan madde miktarını artırma eğilimi; bir kimyasal maddenin tekrarlanan dozlarından sonra, kimyasal maddeye karşı beklenen tepkideki azalma.
  5. Bk. oynama payı
  6. Bir işlemde izin verilen hata sınırı.
  7. Bir canlının bir ilacın devamlı kullanımına karşı koyma kapasitesi.
  8. Çok hücrelilerde ilaca karşı direnç.
  9. Aynı ilaçla başlangıçta sağlanan belli düzeydeki farmakolojik etkinin tekrar oluşturulması için giderek artan dozlarda ilaç kullanımı durumu.
  10. (en) Tolerance.
  11. (en) Tol.
  12. (en) Toleration.
  13. (en) Allowance.
  14. (en) Forbearance.
  15. (en) Complaisance.
  16. (en) Free play.
  17. (en) Latitude.
  18. (en) Margin.
  19. (en) Allowed variation.
  20. (en) Error margin.
  21. (en) Remedy allowance.
  22. (fr) Tol

aynı (nedir ne demek)

  1. Başkası değil, yine o.
  2. Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan
    Örnek: Yirmi sene hep aynı renkler içinde dönüp dolaştık. B. R. Eyuboğlu
  3. Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
  4. Bk. özdeş
  5. (en) İdentical.
  6. (en) Alike.
  7. (en) İdentic.
  8. (en) Even.
  9. (en) İmage.
  10. (en) True.
  11. (en) Parallel.
  12. (en) Self-Same.
  13. (en) Same.
  14. (en) Equal.
  15. (en) İn rem.
  16. (en) Like.
  17. (en) Look-Alike.
  18. (en) Self.
  19. (en) Selfsame.
  20. (en) Uniform.
  21. (en) Very.
  22. (en) The same.
  23. (en) Of a piece.
  24. (en) To a hair.
  25. (en) İdem.
  26. (en) All of a piece.
  27. (en) Similarly.
  28. (en) As much as.
  29. (en) No change.
  30. (en) Facsimile.
  31. (en) Homo-.
  32. (en) Homeo-.
  33. (en) Homoeo-.

ay   US UK (nedir ne demek)

  1. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
  2. Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
  3. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
  4. Yılın on iki bölümünden her biri.
  5. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
  6. Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
  7. Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi.
  8. Mec. Güzel, parlak, nurlu.
  9. (en) Quarry.
  10. (en) Month.
  11. (en) Luna.
  12. (en) Ah! alas! Same as Aye.
  13. (en) Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
  14. (en) It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
  15. (en) Always; ever; continually; for an indefinite time.
  16. (en) Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others.
  17. (en) Moon.
  18. (en) Affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol.
  19. (en) 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
  20. (fr) Lune
  21. Kabul oyu, olumlu oy
  22. Evet!, hay hay!

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.023