Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çapraz bulaşma nedir, çapraz bulaşma ne demek (çapraz bulaşma nnd)

çapraz bulaşma nedir, çapraz bulaşma ne demek?

çapraz bulaşma

  1. Zararlı bakterilerin gıdalara toz, su, temas yüzeyi, işçi vb. kaynaklardan veya başka bir gıdadan doğrudan veya dolaylı olarak bulaşması, çapraz kontaminasyon.
  2. (en) Cross - contamination.
  3. (en) Cross contamination.

çapraz (nedir ne demek)

  1. Eğik olarak birbiriyle kesişen
    Örnek: Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı. S. Kocagöz
  2. İki taraflı, karşılıklı.
  3. Bir tür olta iğnesi.
  4. Kopça, düğme.
  5. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu.
  6. Karşı güreşçiyi ayaktayken kolları ile kavrayıp onu gerisingeri sürerken çelme takıp sırt üstü yere düşürme.
  7. Testerenin çalışırken sıkışmasını önlemek için dişlerin sağa ve sola birer atlayarak eğilmesi.
  8. Bk. çapraz
  9. (en) Crosswise.
  10. (en) Traverse.
  11. (en) Transversal.
  12. (en) Diagonal.
  13. (en) Crisscross.
  14. (en) Bias.
  15. (en) Cross.
  16. (en) Decussate.
  17. (en) Groined.
  18. (en) Lattice.
  19. (en) Thwart.
  20. (en) Transverse.
  21. (en) Crossways.
  22. (en) Cornerwise.
  23. (en) Cornerways.
  24. (en) Across.
  25. (en) Slantwise.
  26. (en) Slantways.
  27. (en) Diagonally.
  28. (en) Transversely.
  29. (en) Hypotenuse.
  30. (en) Diagonal line.
  31. (en) Crossband.
  32. (en) Crosspiece.
  33. (en) Sideling.
  34. (en) Cross arm.
  35. (en) Wrest.
  36. (en) Cleat.
  37. (en) Crosshead.
  38. (en) Grimmal.
  39. (en) Saw set.
  40. (en) Cross hair.
  41. (en) On the bias.
  42. (en) Cross wise.
  43. (al) Schränken

bulaşma (nedir ne demek)

  1. Bulaşmak işi.
  2. Bir mikrobun, hastalığın ya da bir bakteri veya virüsün diğer bir canlıya dağılması. Kontaminasyon.
  3. Yabancı madde etkisiyle kirlenme veya saflığını kaybetme, enfekte olma, kontaminasyon, hlk. arız olma.
  4. Yemin doğal yapısında bulunmadığı h
  5. Yabancı madde etkisiyle kirlenme veya saflığını kaybetme, enfekte olma, kontaminasyon.
  6. (en) Contagion.
  7. (en) Contamination.
  8. (en) İnfection.
  9. (en) Taint.
  10. (fr) Contamination

zararlı (nedir ne demek)

  1. Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr
    Örnek: Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım. B. Felek
  2. (en) Disadvantageous.
  3. (en) Fatal.
  4. (en) Hazardous.
  5. (en) Prejudicial.
  6. (en) Uneconomic.
  7. (en) Malign.
  8. (en) Malignant.
  9. (en) Unfavo u rable.
  10. (en) Baleful.
  11. (en) Baneful.
  12. (en) Corruptive.
  13. (en) Deleterious.
  14. (en) Derogatory.
  15. (en) Destructive.
  16. (en) Detrimental.
  17. (en) Evil.
  18. (en) Harmful.
  19. (en) Hurtful.
  20. (en) İnimical.
  21. (en) İnjurious.
  22. (en) İnsalubrious.
  23. (en) Malefic.
  24. (en) Maleficent.
  25. (en) Mischievous.
  26. (en) Nocuous.
  27. (en) Noisome.
  28. (en) Noxious.
  29. (en) Pernicious.
  30. (en) Pestilent.
  31. (en) Pestilential.
  32. (en) Prejudi.
  33. (en) Unwholesome.
  34. (en) Verminous.

toz (nedir ne demek)

  1. Töz.
  2. Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak
    Örnek: Bu talihsiz taşra kentinde, yolun iki yanındaki yeşilleri tozdan yitmiş ağaçlara bakmak insanı daha bir yalnız kalmışlık duygusu içinde bırakıyor. R. N. Güntekin
  3. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde
    Örnek: Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. Bana yalnız tozları kalıyor. M. Ş. Esendal
  4. Bu durumda olan.
  5. Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel yada madensel maddelerin öğütülmüşü. (Ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: Böcektozu, kenetozu, solucantozu, pelintozu, eğreltitozu gibi.)
  6. Genellikle tanelerin temizlenmeleri veya öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince, pülverize durumdaki kuru parçacıklar.
  7. Hayvansal, bitkisel ve madensel kökenli maddelerden elde edilen, organik ve inorganik yapılı, kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi, powder, pudra, pulvis.
  8. (en) Dust.
  9. (en) Heroin.
  10. (en) Snow.
  11. (en) Dirt.
  12. (en) Farina.
  13. (en) Powder.
  14. (en) Granulated.
  15. (en) Poudre.
  16. (en) Angel powder.
  17. (en) Powdered.
  18. (en) İn powder form.
  19. (al) Staub
  20. (fr) Poudre
  21. (la) Pulvis

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012