Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çapraşık nedir, çapraşık ne demek, çapraşığın anlamı, ingilizcesi (çapraşık nnd)

çapraşık nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çapraşık

  1. Karışık, dolaşık, girift
    Örnek: Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı. R. E. Ünaydın
  2. Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak
    Örnek: Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın bin bir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu. E. İ. Benice
  3. (en) İnexplicit.
  4. (en) Confused. complicated. abstruse. complicate complicated. dark. devious. hazy. involved. prickly.

karışık (nedir ne demek)

  1. Aynı nitelikteki şeylerden oluşmuş.
  2. Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
  3. Saf olmayan.
  4. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
    Örnek: Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten! N. Cumalı
  5. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık
  6. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.
  7. (en) Mixed. complicated. compound. composite. disorganized. confused. adulterated. complex. knotty. knotted. calico. chequered. combined. blended. deep. disconcerted. disordered. hugger-mugger. huggermugger. hybrid. inexplicit. inextricable. intricate. in.
  8. (en) Complex. complicated. composite. convoluted. disconnected. garbled. impure. indiscriminate. kinky. mixed. turbid. turbulent.
  9. (en) Mixed. motley. assorted. miscellaneous. heterogenous. adulterated. not pure. confused. disorganized. jumbled. complicated. complex. in a state of commotion. intricacy. convoluted. impure. indiscriminate. intricate. involute. prolix. of sorts. troublous. t.

dolaşık (nedir ne demek)

  1. Karışık (saç, ip vb.)
    Örnek: Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var. Karacaoğlan
  2. Dolaşarak giden (yol)
    Örnek: Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş. A. Haşim
  3. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık
    Örnek: Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Amacını doğrudan doğruya değil de, dolayısıyla sezdiren
    Örnek: Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı. P. Safa
  5. (en) Devious.
  6. (en) İndirect. round about. intricate. tangled. confused.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük