|
çanak anten
-
Uzaydaki aktarıcıdan belirli frekanslarda yapılan radyo ve televizyon yayınlarını almaya yarayan tepsi biçiminde anten.
-
Dish antenna.
-
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap
Örnek:
Oradaki sigara çanağından bir Gelincik alıp yaktıktan sonra anlattı. B. Felek
-
Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü.
-
Göz çukuru
Örnek:
Kanlı çanaklarından fırlayan iri parlak gözleri, pek korkunç bakıyordu. Ö. Seyfettin
-
Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
-
Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı.
-
Bk. muf
-
Bowl. pot. calix. calyx.
-
Basin. bowl. crock. crockery. earthenware. pot. calyx.
-
Earthenware pot. biscuit. clay. crock. crockery. dish. hull. ovenware.
-
Capsule
-
Bowl
-
Leuchtenschale
-
Coupe
-
Kırdöküm pissu borusunun ağzındaki çanak biçimli bölüm.
-
Hub, bell
-
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz.
-
Duyarga.
-
Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar.
-
Bk. uyarga
-
Bk. alıcı uyarga
-
Bk. dalgalık
-
Bk. duyarga
-
Aerial. antenna. feeler. horn. scape.
-
Aerial. antenna. feeler.
-
Antenna. aerial.
-
Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen
Örnek:
Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı. E. Bener
-
Specific. certain. particular. stated. clear. definite. definitive. determinate. precise. set.
-
Certain. definite. given. particular. set. specific. determined.
-
Specific. determined. designated. definite. determinate. fixed. given. particular. stated. very.
-
[belirmek] v. appear, become clear; dawn
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|