|
çalgı aleti
-
Müzik aleti, enstrüman.
-
çalma, müzik
Örnek:
Sokağın dibinde çalgı sesleri işiterek birkaç adım ilerledi. P. Safa
-
Müzik topluluğu
Örnek:
Çalgı, yerine geçmiş oturmuştu. E. E. Talu
-
Çalgı çalma, müzik
-
İnstrument. musical instrument. music instrument. ax. axe.
-
İnstrument. musical instrument.
-
Musical instrument.
-
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne
Örnek:
Alet işler, el övünür. Atasözü
-
Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç, aygıt
Örnek:
Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum. F. R. Atay
-
Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
-
Hoş görülmeyen bir işe yardımcı veya aracı olmayı kabul eden kimse, maşa
Örnek:
Birtakım teşebbüslerini gerçekleştirmesi yolunda onu bir alet gibi kullanıyor. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Bk. araç
-
İnstrumental. gadgety. tool. appliance. instrument. device. aid. apparatus. implement. jigger. job. organ. vessel.
-
Apparatus. appliance. device. implement. instrument. organ. pawn. rig. tool. utensil. cock.
-
Tool. implement. device. apparatus. machine. instrument. means. appliance. appliance producer. engine. tool equipment. handle. organ. utensil. vessel.
-
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
-
Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.
-
Bir şeye ulaşmak, bir şeyi elde etmek için yararlanılan kimse veya şey.
-
Taşıt
Örnek:
Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü. H. Taner
-
Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey.
-
Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri.
-
Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet.
-
Vehicular. vehicle. means. appliance. tool. instrument. facility. implement. medium. organ.
-
Appliance. medium. organ. transport. vehicle.
-
İnstrument. tool. vehicle. means. appliance. implement. medium. organ.
-
Tool
-
Werkzeug
-
Outil
-
Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki.
-
Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması.
-
Bir filmde ya da televizyon yayınında kullanılan, özgün ya da derleme her çeşit müziği anlatır genel terim.
-
1- Duygu, düşünce ve imgeleri, tek ya da çok sesli olarak türlü biçimlerde anlatma sanatı; bu biçimde düzenlenmiş eserlerin söylenmesi ya da çalınması. 2- Öğrencilere kendi sesleriyle şarkı söylemek,müzik dilini doğru olarak okuyup yazmak, herhangi bir çalgı çalmak, değerlimüzik parçalarını dinlemekten zevk almak ve bu parçaları yorumlamak için gerekli bilgi, beceri ve beğeyi kazandırmak amacıyle okutulan ders.
-
Music
-
Music. track.
-
Musik
-
Musique
-
Çalgı.
-
İnstrument. musical instrument. ax. axe.
-
İnstrument çalgı.
-
İnstrument.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|