|
çalışma
-
Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
-
Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi.
-
Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün.
-
Çalışmak işi, emek, say
-
Emekçinin düşünsel veya bedensel gücünü bir mal veya hizmet üretim sürecinde kullanması. krş. emek
-
Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi.
-
Bünyesindeki suyun azalması ya da çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi.
-
Bk. çalışma
-
Drive, motion, movement
-
Working. work. study. job of work. labor. labour. working. action. practice. workout. exercise. training. gear. praxis. priming. running. starting.
-
Working. work. study. job of work. labor. labour. action. practice. workout. exercise. training. gear. praxis. priming. running. starting. employment. field. motion. operation.
-
Study. work. action. endeavour. labour. labouring. operation. performance. tempo. toil. try.
-
Training
-
Working, productive work
-
Antrieb
-
Arbeiten des Holzes
-
Marche
-
Oyuncuların ayaktopu oyununda gerekli olan kıvamı elde etmek ve korumak için gövdeleriyle ya da topla yaptıkları devinimler.
-
Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
-
Yapma, oluÅŸturma, ortaya konulma, meydana getirme.
-
Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür
Örnek:
Yapısı sağlam, güzel bir erkekti. Y. Z. Ortaç
-
Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür.
-
Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
-
Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.
-
Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat.
-
Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu.
-
Structural. architecture. being. blood. build. building. chemistry. composition. conformation. constitution. construction. contexture. corpus. disposition. edifice. erection. fabric. fiber. fibre. form. frame. framework. habit. habit of body. make. m.
-
Build. building. constitution. construction. disposition. erection. make. structure. temperament. vein. edifice. edifice bina. structure strüktür. fabric. configuration. conformation. build.
-
Structure. build. building. constitution. construction. make. edifice. constructing. physique. frame. origin. conformation. fabric. fibre. framing. make up. making. texture.
-
Structure
-
Structure
-
Yelp, bark; chatter, foolish talk; uncouth person; mouth (Slang)
-
Havlama
-
(Argo) (argo) ağız
-
Gevezelik
-
Kesik kesik ve yüksek sesle havlamak
-
Fazla konuÅŸmak, gevezelik etmek.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|