|
çakıl döşemek
-
Ballast, gravel
-
Çakıl taşı
-
Başta akarsular ve dalgalar olmak üzere dışgüçlerle anakayadan kopartılan, sürüklenmeleri sırasında çeşitli biçimler alan ve daha çok koyak tabanlarıyla kıyılarda görülen az çok iri kayaç parçası.
-
Pebble. shingle. gravel. ballast. hard core.
-
Conglomerate. gravel. grit.
-
Gravel. pebble. grit. coarse. aggregate. silex. broken stone.
-
Pebble
-
Rubble
-
Caillou
-
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak.
-
Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.
-
Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek
Örnek:
On parça eşya ile döşeyip süslenmiş yaz evi... R. N. Güntekin
-
Boru, kablo vb. yerleştirmek
Örnek:
Bir taraftan da raylarımızı döşüyorduk. F. R. Atay
-
Spread. lay down. floor. upholster. furnish. appoint. inlay. veneer.
-
Floor. furnish. lay. to furnish. to lay down. to spread. to pave. to floor. to install.
-
To furnish. to spread. to lay down.
-
Safra koymak; denge sağlamak, istikrar sağlamak, çakıl döşemek
-
Safra, balast
-
Safra koymak, muvazene temin etmek
-
Çakıl döşemek
-
), (f.) (ed, ing veya led, ling) çakıl
-
Kum, kum hastalığı, idrar taşı
-
Çakıl doşemek
-
Şaşırtmak
-
Kızdırmak
-
Çakıl döşemek, çakıl dökmek, şaşırtmak, hayret ettirmek, aklını karıştırmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|