Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çadır devlet nedir, çadır devlet ne demek, çadır devledin anlamı (çadır devlet nnd)

çadır devlet nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çadır devlet

  1. Göçebe boy ve aşiretlerden oluşan devlet.

çadır (nedir ne demek)

  1. Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
    Örnek: Kılıcını çekip tek başına atını, düşman başkumandanının çadırına saldırarak ölüm arayan Türk kumandanları görülmüştür. Atatürk
  2. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
  3. Yaşamlarını hayvanlarıyla birlikte yer değiştirerek sürdüren göçebelerin kurulup sökülerek taşınabilen ve bir tür ev sayılan barınağı.
  4. (en) Tent. tabernacle.
  5. (en) Canvas. tent.
  6. (en) Tent. beach operator. canvas. tabernacle.
  7. (en) Tent
  8. (fr) Tente

devlet (nedir ne demek)

  1. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
  2. Büyüklük, mevki.
  3. Mutluluk
    Örnek: Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Muhibbî
  4. Talih.
  5. Devletin yönetim organları
  6. Sınırları belirli bir yurt ve türe düzeni içinde, ülküdeş insanların topluca ve kamu yararını sağlamak amacıyle örgütlenerek kurdukları ve benzeri topluluklarca bağımsız ve siyasal kişiliği tanınmış birlik.
  7. 1. Büyük mutluluk. 2. Kut, talih. 3. Büyük aşama, orun, mevki. 4. Toprak bütünlüğü ve siyasal örgütü olan bir ulusun oluşturduğu hukuksal varlık.
  8. (en) State. governmental. official. political. state. government. commonweal. commonwealth. the community. polity.
  9. (en) State. government.
  10. (en) Government. state. prosperity. good luck. the collectivity. commonwealth. nation. polity. power.
  11. (en) State, Commonwealth
  12. (fr) Etat

göçebe (nedir ne demek)

  1. Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün
    Örnek: Karakaçanları, sürüleriyle dağ dağ dolaşan göçebe çobanlarıdır. A. Haşim
  2. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).
  3. Belli bir yerde kalmayıp hayvanlarıyla birlikte, geniş, sınırları belli bir yörede otlaktan otlağa dolaşmaya ya da toplayıcılık, avcılıkla uğraşıya dayalı yaşam biçimi sürdüren topluluk.
  4. Yaşamak için gerekli koşulları bulmak amacıyla hayvanları ve diğer araçları ile sürekli yer değiştiren belirli bir konutu olmayan kabileler veya insan toplulukları.
  5. (en) Nomad. wandering. migratory. roving. migrant. vagrant. nomad. wanderer. immigrant.
  6. (en) Migrant. nomad. nomandic. migratory. migrating. wandering. nomadic.
  7. (en) Nomad. wanderer. nomadic. migrant. migratory.
  8. (en) Nomad
  9. (fr) Nomade

boy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. 1. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  10. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  11. 1. Bir aşiretin kollarından her biri. 2. Uzunluk.
  12. (en) 1. size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format, 2. screen size, size of the picture screen
  13. (en) Stature.
  14. (en) Clan. extent. figure. length. size. stature. tribe.
  15. (en) A male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  16. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  17. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race. offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  18. (en) Length. height. stature. size. edge. bank. extent. magnitude.
  19. (al) 1. Format, Filmformat, Kinoformat, 2. Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  20. Erkek çocuk, oğlan
  21. Delikanlı
  22. Aşağ
  23. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük