Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çabaları boşa gitmek nedir, çabaları boşa gitmek ne demek (çabaları boşa gitmek nnd)

çabaları boşa gitmek nedir, çabaları boşa gitmek ne demek?

çabaları boşa gitmek

  1. (en) Be back to square one.

çaba (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht
    Örnek: Yoksa başlı başına zafer, boşuna bir çaba olur. F. R. Atay
  2. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç.
  3. (en) Effort.
  4. (en) Endeavor.
  5. (en) Endeavour.
  6. (en) Working.
  7. (en) Diligence.
  8. (en) Exertion.
  9. (en) İndustry.
  10. (en) Nerve.
  11. (en) Push.
  12. (en) Strenuousness.
  13. (en) Struggle.
  14. (en) Ardour.
  15. (en) Ginger.
  16. (en) Glow.
  17. (en) Mettle.
  18. (en) Spurt.
  19. (en) Strain.
  20. (en) Stroke.
  21. (en) Zeal.
  22. (en) Striving.
  23. (en) Energy.

boşa (nedir ne demek)

  1. (en) [Bosa, Italy] adv. in vain, all for nothing.

gitmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Roll.
  10. (en) Apply.
  11. (en) Run.
  12. (en) Fare.
  13. (en) Turn to.
  14. (en) Take one's way.
  15. (en) Go away.
  16. (en) Depart.
  17. (en) Head for.
  18. (en) Betake oneself to.
  19. (en) Bugger off.
  20. (en) Give.
  21. (en) Go together.
  22. (en) Head.
  23. (en) Hop it.
  24. (en) Hop off.
  25. (en) Repair.
  26. (en) Resort.
  27. (en) Steer for.
  28. (en) Step.
  29. (en) Strike out.
  30. (en) Take to.
  31. (en) Wend one's way.
  32. (en) Work in with.
  33. (en) Become.
  34. (en) Blend.
  35. (en) Flit.
  36. (en) Gravitate.
  37. (en) Move.
  38. (en) Nose.
  39. (en) Retire.
  40. (en) Retreat.
  41. (en) Ride.
  42. (en) Sail.
  43. (en) Sneak.
  44. (en) Steam.
  45. (en) Travel.
  46. (en) Trot.
  47. (en) To go.
  48. (en) To leave.
  49. (en) To depart.
  50. (en) To make a move.
  51. (en) To leave for.
  52. (en) To attend.
  53. (en) To get on with sth.
  54. (en) To go off.
  55. (en) To move off.
  56. (en) To travel.
  57. (en) To make.
  58. (en) To go with.
  59. (en) To suit.
  60. (en) To become.
  61. (en) To fit.
  62. (en) To be suitable.
  63. (en) To be enough.
  64. (en) To suffic.
  65. (en) To go away.
  66. (en) Be lost.
  67. (en) To lead.
  68. (en) To last.
  69. (en) To be enough for.
  70. (en) To disappear.
  71. (en) To have recourse to.
  72. (en) Betake.
  73. (en) Buzz.
  74. (en) Drive off.
  75. (en) To do a fade.
  76. (en) Flock.
  77. (en) Gang.
  78. (en) Get off.
  79. (en) Go about.
  80. (en) Hit the road.
  81. (en) To take one's hooks.
  82. (en) Make.
  83. (en) Make tracks.

back   US UK (nedir ne demek)

  1. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası.
  2. Tekne, küçük havuz.
  3. Bir şeye destek olmak, arka olmak, yardım etmek
  4. Tarafını tutmak, üzerine bahse girmek (atb.)
  5. Geriye sürmek
  6. Sırtına binmek
  7. Güneşin aksi yönüne dönmek, dirise etmek back down back out caymak, sözünden dönmek
  8. Arka, sırt, geri
  9. Belkemigi
  10. Futbolda bek, müdafi
  11. Geri, geriye
  12. Yine, tekrar
  13. Arkadaki, arkasında olan
  14. Arkaya doğru olan, evvelki
  15. Eski
  16. Kaplamak (kitap), astarlamak, kayırmak, sırtına binmek, arka çıkmak, destek olmak, geriye doğru sürmek, geri geri gitmek, takviye etmek, ciro etmek, üzerine bahse girmek

square   US UK (nedir ne demek)

  1. Kare, dört köşeli, dik açılı
  2. Omuzları enli
  3. Doğru, âdil, insaflı
  4. Namuslu
  5. Tam, kesirsiz
  6. Tam, açık
  7. (argo) modadan habersiz, gençlik fikirlerine karşı koyan, eski kafalı
  8. ,Dili
  9. Kare, dördül: gönye, T cetveli, iletki
  10. Şehir içindeki meydan veya küçük park
  11. Etrafı dört sokakla sınırlanmış arsa, ada
  12. İki sokak arasında mesafe
  13. (dama tahtasında) hane
  14. Mat
  15. Dört köşeli hale getirmek
  16. Doğrultmak, doğru tutmak (bilhassa omuzları)
  17. Uydurmak
  18. Uygun kılmak
  19. Ödeşmek, hesabını temizlemek
  20. Beraberliği sağlamak [spor.], kare yapmak, kare kare yapmak, karelere bölmek, karesini almak, yerleştirmek, düzeltmek, dik tutmak, ayarlamak, halletmek, ödemek, para yedirmek, uydurmak, uymak, bağdaşmak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014