|
çıkma kule
-
(Mimarlık) Kalelerde dış anaduvarlardan bindirme ile dışarı doğru taşkın olarak yapılan küçük kule.
-
Bartizan, match-tower
-
Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
-
Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
-
Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
-
Çıkmış
Örnek:
Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış. A. Ş. Hisar
-
Eski, kullanılmış.
-
Çıkmak işi.
-
Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
-
Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
-
Going out. going up. rise. outbreak. occurrence. cantilever. annotation. egress. egression. emergence. expulsion. protrusion. pull-out. withdrawal.
-
Bay. detachment. discharge. exit. oriel. outbreak. going out bow window. balcony. projection. promontory. marginal note derkenar.
-
Marginal note. outbreak. going out. overhang. projection. promontory. ascent. mounting. rising. climb. climbing. overhung. cantilever. spring. springing. project. console. portico. porch. prostyle. penthouse. baldachin. issue. extended. sponson. co.
-
Dislocation
-
Versetzung
-
Dislocation
-
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
Örnek:
Şu muazzam kule bir mühendisin hayaliydi. O. S. Orhon
-
Cihannüma.
-
Türk cambazının becerilerinden biri : İpin üzerine bir sacayağı, onun üstüne fıçı, fıçının üstüne tahta, tahtanın üstüne iskemle koyup oturma numarası.
-
Verici dalgalığın elden geldiğince geniş bir alana yayında bulunabilmesini sağlamak amacıyla özel yapıda, çelik ya da betondan çok yüksekkule.
-
Aerial (A8D: antenna) tower, television tower, tower
-
Tower. gun turret. dungeon. gazebo. steeple.
-
Tower. turret.
-
Turm, Fernsehturm
-
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
Örnek:
Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
-
Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
-
Görülen, içte bulunmayan yüzey.
-
Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
-
Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
-
Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
-
Yabancı ülkelerle ilgili.
-
Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
-
1. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
-
Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
-
Exterior (shot)
-
Outer. outside. exterior. external. outward. out. foreign. extrinsic. offshore. salient. superficial. outside. without. ecto-. exo-.
-
Exterior. external. foreign. out. outer. outside. outward.
-
External.
-
Aussenaufnähme
-
Extérieur, plein air
-
Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu.
-
Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
-
Bindirmek işi.
-
1. Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. TV
-
Aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması.
-
Superimposition, superimposure, superimposed image, S) I, "supered" image, double printing, overprint, half-lap dissolve
-
İmbrication. overlap. joint. corbel. embarkation.
-
Overlap. scarf. lading. loading. embarkment. mounting. ramming. boarding. falling aboard. clinker work. clinker built. projection. embarkation. overlapping. overlapped.
-
Durchblende, Durchblendung, Überlagerung, Überblendung, Überblenden, Trickeinblendung, Doppelbelichtung, Superimposierung
-
Surimpression, superposition
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|