Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çıkma kule nedir, çıkma kule ne demek, çıkma kulenin anlamı, ingilizcesi (çıkma kule nnd)

çıkma kule nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çıkma kule

  1. (Mimarlık) Kalelerde dış anaduvarlardan bindirme ile dışarı doğru taşkın olarak yapılan küçük kule.
  2. (en) Bartizan, match-tower

çıkma (nedir ne demek)

  1. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
  2. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
  3. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
  4. Çıkmış
    Örnek: Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış. A. Ş. Hisar
  5. Eski, kullanılmış.
  6. Çıkmak işi.
  7. Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
  8. Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
  9. (en) Going out. going up. rise. outbreak. occurrence. cantilever. annotation. egress. egression. emergence. expulsion. protrusion. pull-out. withdrawal.
  10. (en) Bay. detachment. discharge. exit. oriel. outbreak. going out bow window. balcony. projection. promontory. marginal note derkenar.
  11. (en) Marginal note. outbreak. going out. overhang. projection. promontory. ascent. mounting. rising. climb. climbing. overhung. cantilever. spring. springing. project. console. portico. porch. prostyle. penthouse. baldachin. issue. extended. sponson. co.
  12. (en) Dislocation
  13. (al) Versetzung
  14. (fr) Dislocation

kule (nedir ne demek)

  1. Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
    Örnek: Şu muazzam kule bir mühendisin hayaliydi. O. S. Orhon
  2. Cihannüma.
  3. Türk cambazının becerilerinden biri : İpin üzerine bir sacayağı, onun üstüne fıçı, fıçının üstüne tahta, tahtanın üstüne iskemle koyup oturma numarası.
  4. Verici dalgalığın elden geldiğince geniş bir alana yayında bulunabilmesini sağlamak amacıyla özel yapıda, çelik ya da betondan çok yüksekkule.
  5. (en) Aerial (A8D: antenna) tower, television tower, tower
  6. (en) Tower. gun turret. dungeon. gazebo. steeple.
  7. (en) Tower. turret.
  8. (al) Turm, Fernsehturm

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. 1. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  10. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  11. (en) Exterior (shot)
  12. (en) Outer. outside. exterior. external. outward. out. foreign. extrinsic. offshore. salient. superficial. outside. without. ecto-. exo-.
  13. (en) Exterior. external. foreign. out. outer. outside. outward.
  14. (en) External.
  15. (al) Aussenaufnähme
  16. (fr) Extérieur, plein air

bindirme (nedir ne demek)

  1. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu.
  2. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
  3. Bindirmek işi.
  4. 1. Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. TV
  5. Aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması.
  6. (en) Superimposition, superimposure, superimposed image, S) I, "supered" image, double printing, overprint, half-lap dissolve
  7. (en) İmbrication. overlap. joint. corbel. embarkation.
  8. (en) Overlap. scarf. lading. loading. embarkment. mounting. ramming. boarding. falling aboard. clinker work. clinker built. projection. embarkation. overlapping. overlapped.
  9. (al) Durchblende, Durchblendung, Überlagerung, Überblendung, Überblenden, Trickeinblendung, Doppelbelichtung, Superimposierung
  10. (fr) Surimpression, superposition

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük