|
çıkarma
-
Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma.
-
Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
-
Çıkarmak işi.
-
Kullanılmış filmi işlemeliğe göndermek üzere alıcıdan alma. Sinem./TV
-
Bir oyunluktan, filmden ya da televizyon izlencesinden sözcükleri, görüntüleri ya da bir parçayı, kullanılmaması için, alma.
-
Unloading,
-
Cut
-
Deduction. subtraction. elimination. belch. cancel. cancellation. dismantlement. ejection. ejectment. emission. exclusion. expulsion. extraction. extrusion. haulage. issuance. issue. omission. rejection.
-
Detachment. discharge. dismissal. elimination. exclusion. expulsion. extraction. omission. removal. subtraction. taking out. subtraction tarh. landing.
-
İssue. subtraction. the act of removing. landing of troops. edition. publishing. hoisting. lift. lifting. elevation. raising. landing. removal. extraction. skip. haulage. education. discharge. release. dismissal. omission. elimination. deducti.
-
Entladung,
-
Schnitt
-
Déchargement,
-
Coupure
-
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, dost karşıtı
Örnek:
Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır. S. F. Abasıyanık
-
Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları
Örnek:
Her sokak düşmanlarla doluyken o, sevinçli sevinçli şarkı söylüyor. A. Gündüz
-
Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar
Örnek:
Dostumuza güvenmeyelim de, düşmanımıza mı güvenelim? B. R. Eyuboğlu
-
Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
-
Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse.
-
Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse.
-
Enemy. antagonistic. at enmity with. inimical. enemy. foe. antagonist. adversary. opponent.
-
Adversary. enemy. foe. hostile. antagonist. antagonistic.
-
Enemy. adversary. foe. inimical. opponent.
-
Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
-
Ship. boat. craft. vessel. bark. keel.
-
Ship. boat. craft. vessel. bark. keel. hijacker. sail.
-
Boat. ship. vessel. to advance money on bottomry. to borrow / to raise / to take money on bottomry. craft. keel. merchant vessel. net personality.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|