|
çıkaklar yasası
-
Bir ekonomide üretim arttıkça üretilen mallara karşı isteğin artacağını kabul eden kuram.
-
Law of markets
-
Loi des marchées, loi des bouches
-
Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç.
-
Boğumlanma noktası.
-
Outlet
-
Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
-
Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun.
-
Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
-
Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü.
-
Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel.
-
1- Olaylar arasında düzenli bir bağıntıyı saptayan ve bir şeyin zorunlu olduğunu dile getiren genel önerme. Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve zorunluluk gösteren kural (doğayasası). 2- Değişmezlik ve zorunluluk niteliği taşımayan, ancak bir yükümlülüğü içeren, özgür bir istence dayalı kural (gereklilikyasası). .// Bu türyasa: a- Hukukta: Toplumda bireyler arası ilişkileri düzenlemek amacıyle devletçe konmuş yönerge ve kurallar, b- Ahlâkta: Törelerle ilgili davranışları düzenleyici buyruklar ve yönergeler; bir davranışın nasıl olması gerektiğini, ne yapmak gerektiğini gösteren kurallar. 3-Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması zorunlu olan temel -> belitler; mantık kuralları (düşünmeyasaları).
-
Kanun; düzen; töre.
-
Act. act of congress. code. enaction. law. regulation. statute.
-
Act. law. ordinance. statute. act kanun. code of laws.
-
Act of parliament. law. code of laws. law code. act. statute.
-
Law
-
Loi
-
Lex
-
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat.
-
Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat.
-
Tutum.
-
Bk. iktisat
-
Economy.
-
Economics. economy.
-
Economy; economics. economy. thrift. thriftiness.
-
İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, istihsal, tüketim karşıtı.
-
Bu etkinlikler sonucu elde edilen nesneler.
-
İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi.
-
Mal ve hizmetleri bir dizi işlemden geçirerek biçim, zaman ve mekân boyutuyla faydalı hale getirmek veya faydalılıklarını artırmaya yönelik her türlü etkinlik.
-
Production. manufacture. output. generation. outturn. procurement. turnout.
-
Generation. making. output. production.
-
Production. business corporation. manufacture. manufacturing. marginal analysis. output. outturn.
-
Production
-
Production
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|