Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çıkış çizgisi nedir, çıkış çizgisi ne demek, çıkış çizgisinin anlamı, ingilizcesi (çıkış çizgisi nnd)

çıkış çizgisi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çıkış çizgisi

  1. Yarışa başlangıç olarak belirlenen beyaz çizgi.
  2. Yarışa başlanacak yeri gösteren 5 cm. kalınlığındaki ak çizgi.
  3. (en) Starting line
  4. (al) Startlinie
  5. (fr) Ligne du départ

çıkış (nedir ne demek)

  1. Çıkma işi veya biçimi
    Örnek: Çiğ patatesle patlıcanı düşününüz, sıcak külden çıkışına bakınız, ne leziz yemektir. R. H. Karay
  2. Bir yerden çıkmak için kullanılan yer.
  3. Yokuş.
  4. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması.
  5. Mezuniyet, okul bitirme.
  6. Belgesi.
  7. Beklenilmeyen bir sırada yapılan sert konuşma.
  8. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti.
  9. Çıkış belgesi.
  10. Bir sinemada izleyicilerin salondan ve yapıdan çıkmalarını sağlayan kapı, geçit ve dış kapılar; özellikle salon kapıları.
  11. Çıkış imi ileçıkış yerinden koşuya başlama. İki türü vardır: Kısa koşularda uygulanan alçakçıkış; uzun koşularda uygulanan yüksekçıkış.
  12. (en) Exit
  13. (en) Starting. exit. out. way out. outlet. outrun. check-out. rising. boom. start. up. ascent. egress. hit. issue. sortie.
  14. (en) Exit. rise. start. outlet. sally. sortie. the start. scolding.
  15. (en) Output. ascent. exit. issue. outflow. starting. sortie. sally. start. rise. up-grade. gradient. run. discharge. dismissal. outlet. outgoing. graduation. departure. uplift. mounting. increase. landing. drive. exhaust. emission. mill tail. dis.
  16. (en) Power output
  17. (en) Start
  18. (al) Abgang, Ausgang
  19. (al) Start
  20. (fr) Sortie
  21. (fr) Départ

çizgi (nedir ne demek)

  1. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
    Örnek: Bu kâğıda üç çizgi çekti. Ö. Seyfettin
  2. Yüz ve vücut hatlarının her biri
    Örnek: Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu bosu bile değişmiyordu. O. Rifat
  3. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim.
  4. Temel
    Örnek: Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım. A. İlhan
  5. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır.
  6. Bk. satır
  7. Bk. damar
  8. (en) Line. stripe. scratch. mark. drawing. bar. furrow. grain. groove. score. stria. wale. wheal.
  9. (en) Furrow. line. mark. score. streak. stripe. stroke.
  10. (en) Dash. line. ruling. score. streak. stripe. scratch. scar. furrow. stave. ridge. marking gauge. marking awl. bar. asymptote. hack. figure. drill. drawing. linear. reglet. drawing point. scribe block. scribe compass. scribe awl. cutting rule. scriber. strok.
  11. (en) Line
  12. (en) Ruling
  13. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (Genellikle kireçli su ile çizilir.)

satır (nedir ne demek)

  1. Bir sayfa üzerinde alt alta ve yan yana gelen kelimelerden oluşan dizi
    Örnek: Yazılardan bıkmışım artık tek satır okumayayım. H. Taner
  2. Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir tür bıçak.
  3. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi.
  4. (en) Line, scanning line
  5. (en) Line. chopper. chopping knife. cleaver.
  6. (en) Chopper. cleave. line.
  7. (al) Zeile, Abtastzeile, Bildzeile

başlangıç (nedir ne demek)

  1. Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü
    Örnek: Hayatın başlangıcı gibi sonu da bir ninni, masal ve uyku ihtiyacını duyuyor. A. Ş. Hisar
  2. Ön söz, giriş, mukaddime.
  3. (en) Commencing. starting. beginning. early. elementary. opening. preliminary. beginning. incunabula. start. commencement. origin. big bang. departure. approach. cradle. dawn. doorway. exordium. first. go-off. inception. incipience. incipiency. infancy. i.
  4. (en) Attack. beginning. birth. commencement. elements. genesis. germ. inception. infancy. initiative. introduction. origin. outset. preliminary. prelude. start. threshold. preface. foreword. elementary.
  5. (en) İnitial. origin. beginning. start. birth. commencing. conception. debut. elementary. genesis. germ. inception. infancy. introduction. opening. outset. preamble. prelude. prolegomenon. prologue. push off. seed. spring. starting. startup. threshold.

olarak (nedir ne demek)

  1. (en) As, qua

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük