Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çözmek nedir, çözmek ne demek, çözmenin anlamı, ingilizcesi (çözmek nnd)

çözmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çözmek

  1. Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak.
  2. Düğmeyi iliğinden açmak
    Örnek: Yalnız göğsünün düğmelerini çöz. P. Safa
  3. Saçı açmak.
  4. Bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak
    Örnek: Kır saçlı postacı bulmacayı çözmüştü. H. Taner
  5. Bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak.
  6. Bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek.
  7. Çözgü ipini tezgâha yerleştirmek.
  8. Çözlgenle karıştırarak, bir özdeği çözeltiye sokmak.
  9. (en) Untie. detach. unravel. disentangle. undo. disengage. unbind. loosen. defrost. solve. figure out. resolve. puzzle out. work out. break. cipher out. compound. cut loose. decipher. ravel. read. reason. slack. slack up. unbrace. unbuckle. uncouple. unfa.
  10. (en) Conclude. detach. loosen. obviate. penetrate. ravel. read. reconstruct. release. resolve. settle. solve. straighten. undo. unhook. unloose. unloosen. unravel. untangle. untie. to untie. to unfasten. to unbutton. to undo. to unloose. to solve. to resolve. to straighten sth out. to unravel. to find out. to penetrate. to detach. to disentangle. to work sth out. to break. to unwind.
  11. (en) Resolve. to solve. to unfasten. to undo. to unravel. to dissolve. to disconnect. to untie. to outspan. to detach. to disengage. to decipher. to decompose. to uncoil. to separate. to loosen. to unpack. to unbend. to ungear. to uncouple. to unbrace. to unlo.
  12. (en) Dissolve
  13. (en) Uncoil
  14. (en) Work out
  15. (fr) Dissoluér

düğümlü (nedir ne demek)

  1. Düğümlenmiş olan.
  2. Budaklı
    Örnek: Yüksek çınarların yamru yumru düğümlü dalları henüz yapraklarla örtülmemişti. Ö. Seyfettin
  3. Sorunlu, karışık.
  4. (en) Knotted. tied in knots. nodular.

bağlı (nedir ne demek)

  1. Bir bağ ile tutturulmuş olan
    Örnek: Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı. Halikarnas Balıkçısı
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    Örnek: Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı. B. Necatigil
  3. Sınırlanmış, sınırlı.
  4. Kapatılmış olan, kapalı.
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.
  6. Sadık
    Örnek: Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasa
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun.
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).
  9. Mülzem.
  10. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu.
  11. (en) Bound. tied. conditional. bonded. connected. dependent. dependant. attached. hooked. faithful. adherent. adhesive. adjective. affiliated. amenable. appurtenant. banded. cohesive. conjoint. consequent. corded. devoted. germane. incidental. laced. obse.
  12. (en) Attendant. bound. connected. dependent. devoted. faithful. inseparable. loyal. relative. reliant. subject. tied. dependent. contingent. related. connected. impotent. spellbound.
  13. (en) Ancillary. appurtenant. bound. tied. dependent on. related to. connected with. devoted. committed. adherent. affiliated. appertaining. attached. bound up in. cohesive. consequent. faithful. fixed. geared. inseparable. related. relative. subordinate. subsi.
  14. (en) Coupled
  15. (al) Gekuppelt
  16. (fr) Accouplé

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük