|
çözüm
-
Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal
Örnek:
Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Anayasa
-
Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar.
-
Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi.
-
Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim.
-
Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm.
-
Ending, "dénouement"
-
Solution. way out. resolution. answer. denouement. healer. help. key. out. redress. remedy. shift.
-
Recipe. resolution. solution.
-
Solution. recipe.
-
Ending, denoument
-
Lösung (des Knotens), "Dénouement"
-
Dénouement
-
Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice
Örnek:
Her koşu beklenilmeyen, şaşırtıcı bir sonuç verebilirdi. N. Cumalı
-
Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey.
-
Öz, özet.
-
Bir yarışmada, spor karşılaşmasında tarafların elde ettikleri puan, sayı, skor.
-
Yazının veya sözün bitim bölümü.
-
(Mantıkta) Tasımın üçüncü önermesi; verilen öncüllerden çıkarılan önerme. // Öncüller doğru isesonuç da kesin olarak doğrudur,sonuç yanlışsa öncüller doğru olamazlar.
-
Bk. çıkarım sonucu, mantıksalsonuç, dizimselsonuç
-
1. Bir olayın oluşturduğu başka bir olay ya da durum. 2. Öz, özet.
-
Result. consequence. consequent. conclusion. outcome. issue. end. aftermath. close. corollary. decision. deduction. denouement. effect. event. finding. fruit. harvest. inference. joy. payoff. produce. product. resultant. sequel. show. success. sum. u.
-
Avail. child. close. conclusion. consequence. corollary. deduction. effect. ending. event. finding. fruit. hangover. inference. outcome. product. ramification. result. sequel. upshot. effect netice. end.
-
Result. attendant. conclusion. consequence. corollary. culmination. curtains. deduction. effect. event. eventuality. fruit. harvest. inference. issue. judgment judgement. outcome. pay off. payoff. product. pursuance. ramification. sequel. termination. ups.
-
Conclusion
-
Conclusion
-
Conclusio
-
Çözme, çözülme.
-
Eritme.
-
Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
-
Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
-
Tahttan indirme.
-
Bir şeyin içinde bulunduğu şartları veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet
Örnek:
Herkes hâline göre bir hediye verdi. H. R. Gürpınar
-
Davranış, tutum, tavır
-
Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
-
Güç, kuvvet, takat.
-
Kötü durum, sıkıntı, dert.
-
Durum.
-
Bk. şimdiki zaman kipi
-
Bk. şimdiki zaman
-
Sebze, meyve, bakliyat vb. nin satıldığı pazar yeri.
-
Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum.
-
Bk. duru
-
Circs. state. condition. situation. status. aspect. demeanor. demeanour. estate. event. face. fettle. lay. plight. posture. repair. set. sight. stand.
-
Case. condition. footing. occasion. order. position. situation. state. status. temper. markethouse.
-
State. condition. state of affairs. circumstances. attitude. the present time. strength. energy. case. covered wholesale food market. affair. aspect. bearing. circumstance. demeanour. fettle. frame. juncture. market hall. covered market. mode. occa.
-
An acronym for hardware abstraction layer, a Windows NT DLL that links specific computer hardware implementations with the Windows NT kernel Windows NT 4 0 includes HALs for 80x86, Alpha, MIPS, and PowerPC hardware platforms.
-
Hardware Abstraction Layer. - firmware which provides a semi-or fully standardized interface between an SOC and code designed to exercise the SOC This code forms a layer between the hardware and software, allowing any software which uses a HAL to be more easily ported to operate with a different SOC This may or may not include boot code.
-
Hardware Abstraction Layer Used to provide a generic interface to the hardware and 'hide' hardware-specific functions.
-
Hardware Abstraction Layer An executive component in Windows NT and later operating systems that provides support that is specific to a particular hardware platform HAL provides support for the Kernel, I/O Manager, kernel-mode debuggers, and device drivers that are the lowest level The HAL exports routines that extract hardware details that are platform-specific about caches, I/O buses, and interrupts HAL provides an interface between the hardware of the platform and the operating system software.
-
Hardware Adaptation Layer.
-
Holland America Line.
-
Hardware Abstraction Layer Windows NT Software layer linking hardware to the Windows NT kernel. nIII: voice; tune. enables Windows NT to work with different types of hardware.
-
Food market
-
State
-
Zustand
-
état
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|