Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > öz alt uzay nedir, öz alt uzay ne demek (öz alt uzay nnd)

öz alt uzay nedir, öz alt uzay ne demek?

öz alt uzay

  1. Bir X uzayının X 'e eşit olmayan Y alt uzayı.
  2. (en) Proper sub-space.
  3. (fr) Sous-Espace propre

öz (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
    Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan
  2. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz.
  3. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde.
  4. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.
  5. Kendi, zat
    Örnek: Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme. Karacaoğlan
  6. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde
    Örnek: Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde. A. Gündüz
  7. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm.
  8. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan
    Örnek: Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı. R. N. Güntekin
  9. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı.
  10. Dere, çay.
  11. Sulak, verimli yer.
  12. Varlığın aslını kuran şey; temelözellik. Karşıtı bk. ilinek.
  13. Bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu olgusu; bir şeyi o şey yapan, öyle oluşunu sağlayan şey; bir varlığın yapısını kuran şey. Karşıtı bk. varoluş.
  14. Kalıcı, değişmez olan, gelip geçici olmayan, her zaman var olmakta olan varlık. Karşıtı: Değişen, değişmekte olan varlıklar.
  15. Bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendineözgü biçimi; kendineözgü belirtisi.
  16. Fizikötesinin konusu olarak: Kendinde varlık. Karşıtı bk. görüngü.
  17. İç, çekirdek. Karşıtı: dış, kabuk.
  18. Bkz.Özetçe,Öz.
  19. Element veya radikalin daha düşük yükseltgenme basamağına sahip olduğunu gösteren son ek. örneğin; ferröz (demir-II-).
  20. Embriyo.
  21. Pulpa.
  22. Çekirdek.
  23. (en) Embryo.
  24. (en) Compact.
  25. (en) Compendious.
  26. (en) Full.
  27. (en) Genuine.
  28. (en) German.
  29. (en) Whole.
  30. (en) Self.
  31. (en) Marrow.
  32. (en) Essence.
  33. (en) Cream.
  34. (en) Substance.
  35. (en) Kernel.
  36. (en) Extract.
  37. (en) Essential oil.
  38. (en) Extraction.
  39. (en) Quintessence.
  40. (en) Distillate.
  41. (en) Distillation.
  42. (en) Content.
  43. (en) Core.
  44. (en) Elixir.
  45. (en) Entity.
  46. (en) Epitome.
  47. (en) Gist.
  48. (en) Goodness.
  49. (en) Heartbeat.
  50. (en) Base.
  51. (en) Essential.
  52. (en) Guarded.
  53. (en) Guts.
  54. (en) Meat.
  55. (en) Nucleus.
  56. (en) Pith.
  57. (en) Soul.
  58. (en) Spirit.
  59. (en) Element.
  60. (en) Elementary.
  61. (en) Heart.
  62. (en) Abstract.
  63. (en) Summary.
  64. (en) Plasma.
  65. (en) Medulla.
  66. (en) Germ.
  67. (en) Syllabus.
  68. (en) Synopsis.
  69. (en) Category.
  70. (en) Kern.
  71. (en) Origin.
  72. (en) Digest.
  73. (en) Proper.
  74. (en) Specific.
  75. (en) Special.
  76. (en) Private.
  77. (en) Personal.
  78. (en) Privy.
  79. (en) Original.
  80. (fr) Essence
  81. (la) Essentia

alt   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
    Örnek: Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor. Z. O. Saba
  2. Bir nesnenin tabanı
    Örnek: Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı. O. C. Kaygılı
  3. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
  4. Bir şeyin yere yakın bölümü.
  5. Kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
    Örnek: Çoluk çocuk akşama kadar güneşin altında anaforculuğun cezasını çektiler. A. Gündüz
  6. Yanan ocağın alevi
    Örnek: Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı. H. Taner
  7. Sınıflamalarda ikinci derecede olan.
  8. Birkaç şeyden aşağıda olan
    Örnek: Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş. H. Taner
  9. Alt kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
  10. Alanin transaminaz.
  11. (en) The higher part of the scale.
  12. (en) See Alto.
  13. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Keyboard Input.
  14. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Alt.
  15. (en) Refers to a key on the two ends of the spacebar on the keyboard ALT keys are used for keyboard short cuts.
  16. (en) Alanine aminotransferase - a protein which, when found in elevated quantities, generally indiciates liver damage Genotype: Different genotypes of the one virus are similar enough to be regarded as the same type but have some minor differences in their RNA composition These differences may mean the virus reacts differently to our immune response or to drug treatments and natural therapies.
  17. (en) Altitude or Altimeter or Alternate.
  18. (en) Alternative Service Providers.
  19. (en) Type of newsgroup that discusses alternative-type topics The alt groups are not official newsgroups, but lots of people read them anyway.
  20. (en) Automated Loop Test System The operations system that provides a single comprehensive automated test system for testing international customer POTS lines.
  21. (en) The [ALT] key on the keyboard is used in conjunction with other keys and mouse actions to perform various commands and functions.
  22. (en) The ALTernate key on the keyboard, used to access alternate characters or modify mouse actions You can move a polygon after selecting it, for example, by holding down the Left Mouse Button and the ALT key simultaneously.
  23. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Kinds of User Input.
  24. (en) Alternative Text, displayed in place of an image during download and by none graphical browsers to decribe the image This is a required attribute for all images.
  25. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See User Input.
  26. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- Alt.
  27. (en) Alanine aminotransferase, a protein which, when found in the blood in elevated quantities, generally indicates liver dysfunction.
  28. (en) Alternate.
  29. (en) An alternative label Used in an HTML tag for the benefit of people using nongraphical browsers, or for people using a browser with graphics turned off.
  30. (en) Special key on most computer keyboards that allows users to access alternate features and keyboard 'hotkeys' Alt is almost always used in conjunction with another key, such as 'F4' or 'Ctrl'.
  31. (en) Alt stands for Alternative, one of the categories of Usenet newsgroups.
  32. (en) Alanine aminotransferase - a liver enzyme The ALT test determines the level of this enzyme in the blood Blood donors who show a high level of ALT may be at increased risk of transmitting Hepatitis.
  33. (en) Ancient , anciently , antiquarian , auld , old , oldly.
  34. (en) Alanine transaminase.
  35. (en) Under.
  36. (en) İnferior.
  37. (en) Lower.
  38. (en) Nether.
  39. (en) İnfra.
  40. (en) Subaltern.
  41. (en) Subordinate.
  42. (en) Buttom.
  43. (en) Underneath.
  44. (en) Underside.
  45. (en) Base.
  46. (en) Lower part.
  47. (en) Bottom.
  48. (en) İnfra-.
  49. (en) Sub-.
  50. (en) Foot.
  51. (en) Humble.
  52. (en) Child.
  53. (en) Buttocks.
  54. (en) Rump.
  55. (en) The lower part.
  56. (en) The Alternative key on a keyboard.
  57. (en) Usenet category used for newsgroups on alternative topics.
  58. (en) Angular distance above the horizon.
  59. Alt, en ince ses portesinin üstünde bulunan nota veya ses (Müzik)

uzay (nedir ne demek)

  1. Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân.
  2. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.
  3. Üçüuzaysal ve biri zamansal olmak üzere dört-boyutlu sınırsız sürem.
  4. İçinde bir cismin bulunabileceği yerlerin tümünü gösteren kavram, bütün var olanları içinde bulunduran şey. // Felsefenin temel bir kavramı olarak daha eski Yunan atomcularında bile vardır. Bununla birlikteuzayın özü ve gerçekliği bakımından ne olduğu, kendinde bir varlığı olup olmadığı, yalnızca öznel bir şey mi olduğu, nesnelerden önce mi, yoksa onlarla birlikte mi bir gerçekliği olduğu, sonlu mu, sonsuz mu olduğu gibi sorularlauzay, felsefenin en çok tartışılan sorunlarından biridir. Günümüzün felsefe, matematik-doğabilimi ve ruhbilim tartışmalarında değişikuzay kavramları ortaya çıkmıştır: 1- Matematikseluzay: Algılanmaya gereksinme göstermez, yalnızca kavramlarla düşünülebilir, boyutları üçten çok olabilir. 2- Fizikseluzay: Gerçek nesnelerin düzenlenme biçimi. 3- Algıuzayı: Algının koşulu. 4- Yaşantıuzayı: Somut ben'le ilgili ve kişisel değerlemelerle belirlenmiş. 5- Fizikötesiuzay: Bilimlerden önce var olan veuzay algımızın,uzay yaşantımızın bağlılaşık kavramı.
  5. Çevremizi saran ve sonsuza kadar uzadığı kabul edilen hacim.
  6. Üç boyutla tanımlanan bölge.
  7. Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk.
  8. Bk. boşluk
  9. (en) Space.
  10. (en) Spaceborne.
  11. (en) The infinite.
  12. (en) Outer space.
  13. (en) Spatial.
  14. (al) Raum
  15. (fr) Espace
  16. (la) Spatium

eşit (nedir ne demek)

  1. Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi
    Örnek: Bunlar bastonlarına dayanarak hep eşit adımlarla yürürler. S. Birsel
  2. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse)
    Örnek: Herkes ... kanun önünde eşittir. Anayasa
  3. Niteliği, değeri, biçimi, görünüşü bir olan.
  4. Aynı düzeyde olan.
  5. (en) Equal.
  6. (en) Fair.
  7. (en) Square.
  8. (en) İs equal to.
  9. (en) The same.
  10. (en) Equivalent.
  11. (en) Even.
  12. (en) Coequal.
  13. (en) Commensurate.
  14. (en) Coordinate.
  15. (en) Tantamount.
  16. (en) On a par with.
  17. (en) Equi-.
  18. (en) İso-.
  19. (en) Replica.
  20. (en) İdentical.
  21. (en) Analogous.
  22. (en) Duplicate.
  23. (en) Matching.
  24. (en) Symmetric.
  25. (en) Balanced.
  26. (en) On the level with.
  27. (en) Not a pin to choose between.

proper   US UK (nedir ne demek)

  1. Tam, doğru dürüst, uygun, terbiyeli, yerinde, özel, doğru, münasip, gerçek, adamakıllı, iyice
  2. Münasip, layık, yakışır, uygun
  3. Has, hususi, kendine mahsus, zati
  4. Doğru, gerçek, tam
  5. Hürmete lâyık
  6. Asıl (yer)
  7. (eski ) güzel, fevkalade

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012